722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

FAL, TAROT, KEHANET

SORULAR ANA SAYFA | Maji | Astroloji | Fal / Tarot | Kuantum | Ezoterizm | Müslümanlık | Pozitif/Negatif Enerji | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi
İlişkiler | Özel İlişkiler | İş Hayatı | Janus

TÜM FAL, TAROT, KEHANET SORULARI
31 Aralık 2018
Galiba bazi olaylari önceden sezebiliyorum

Her zaman olmasa da bazen olaylari rüyalarimda ya da hayallerimde önceden sezebildigimi veya düsündügüm seylerin bazen oldugunu fark ettim. (…) Baska olaylar da oluyor basima gelen. Acaba sadece tesadüfleri büyütüyor olabilir miyim? Bunlarin farkli bir açiklamasi var mi veya bunlar herkese olan seyler midir? Bunlar basima geldigi için endiselenmeli miyim, sevinmeli miyim sizce? Tüm bu olaylar artik kafami karistirmaya basladi. Sadece ben yasasam herhalde psikotik oldugumdan süphelenirdim. Gerçi psikozlarda süphe yok ama delirmekten korkardim sanirim. Sizden bana bunlara dair yorumunuz varsa basit bir dille açiklamanizi istiyorum. Çok tesekkür ederim.

YANIT
Çok basit şekilde anlatacağım!
(Bu sözümün anlamını yanıtımın sonunda daha iyi anlayacaksınız.)

Fal konusundaki sorulara defalarca yanıt verdim; ama defalarca daha verebilirim, benim açımdan bir sorun yok.

Fal ve falcılık konusunda bilgi almak için Fal ve Falcılar adlı yazımı okumanızı önererek konuya girelim. Bu yazıdan falın ne olduğunu ve neden gerçekleri yansıttığını anlamanız mümkündür. Özetlemem gerekirse kehanetlerin doğru çıkma nedeni hakkında iki farklı olasılık bulunduğunu söyleyebilirim:

  • Teorik fizikçilere göre (aralarında ödüller almış saygın isimler de bulunmaktadır) geçmiş ve gelecek zaten vardır. Geçmiş, geçmişte kalmamış; gelecek ileride varılacak bir yer değildir. Kahin (geleceği gördüğünü düşünen herhangi bir kimsedir bu), bu -hazır bir yapı denilebilecek ortamda- ileri geri hareket edebilen, yani söz konusu yapının farklı bölümleri ile kontaklar kurabilen kişidir.
  • Kahin, çok güçlü bir büyücüdür, ama büyü yaptığının farkına olmayan güçlü bir büyücüdür. Düşünceleri (inançları) ile gerçekliği çöktürebilmekte, yani kaderi yazabilmektedir.
Hangi nedene dayalı olursa olsun kehanet yeteneği -eğer pozitif bakış ile işlenebilirse- son derece yararlı sonuçlara gebe olabilir.

Kendimden örnek vereyim: Varlığım (bu -bir anlamda benim tarafımdan imal edilen- OLUŞUMA cahilce bakış açısı ile “cin” de diyebilirsiniz) tarafından rüyaları yorumlamayı öğrendiğimi, bunlara majikal çalışmalarla engel olarak ciddi tehlikeleri bertaraf ettiğimi söylemek isterim. Sizin de görümleriniz eğer bir uyarı ise (ki geleceği görüyor olsanız da, siz yaratıyor olsanız da arada fark yoktur), bu uyarıyı dikkate alabilmek önemlidir… ama daha önemlisi bu uyarıyı değerlendirip uyarının yapılmasına neden olan sonucu değiştirebilmektir. Bu değişikliği yaratma becerisi ise maji ile elde edilebilir.

Eğer aşmanıza yardımcı olabilecek yollar kapalıysa (örneğin majiye inanmıyorsanız, sempati duymuyorsanız vb.) yararlanamayacağınız şeyleri yok etmeye (engellemeye) çalışmaktan başka çare bulunduğunu söylemek zordur. Kendi kendine yok etmenin yegane yolu ise üzerinde durmamaktır.

Fakat şurası da önemlidir: Beyninizde (thought pattern’larınızda) psikolojik hastalık benzeri hatalı kalıpları aşırı önemseyecek, bunları mutlak gerçek olarak alıp, yargıları/kararları bunlara binaen verecek yapılanmalar varsa, rastlantıları ön plana çıkartacak bakış açısı sahibi olmanızdan da söz edilebilir. İnanç, süperpozisyon olasılıkları üzerinde büyük bir etkinliğe sahiptir; çünkü inanç aslında nöronlar arası volüm transmisyonudur.

Bu nedenle ilk adımda psikoloji adlı öğretinin en sıradan adamda bile “yok abi bende sorun var” düşüncesi uyandıran yanlış yorumlanan halinden kurtulmanız şarttır.

Ayrıca ruh diye bir şey yoktur ki sorunu olsun!

Bu konuda en açıklayıcı bilgiyi muhakkak ki size -adları “ruh doktoru” olan- psikologlar vereceklerdir; çünkü psikolojiye göre -sizin benim anladığımız şekli ile- ruh yoktur! (Her şey beyindeki nöron ateşlenmeleri ile sınırlıdır.)1 ;-)

Fisikoz, tipitos, tipfisipirikoz benzeri şeyleri ve de “rastlantı mıdır, büyütme midir?” benzeri pek derin arayışları kafanızdan silin atın (düşünmemeyi başarırsanız silinir giderler). Geçin bu eski okul bilgilerini; devir, kuantum devri, fizik ve nörobilimin el ele vererek yepyeni buluşlara imza attıkları dönem. Bu süreçte yaşamanın tadına varın, yararlanın şansınızdan. Nobel ödüllü adamlar “Neye inansan o oluyor, neye bakarsan o çöküyor” diye kuantum yorumları yaparken, garip Latince adları olan, bu adların hece sayıları dördü geçtikçe saygınlaşan illetlerden birini “hah, tamam, bende bu var” diye kendinize yakıştırıp -gerçeği böyle çöktürdüğünüz için- beyin elektriğinizi başarı ile alt üst edeceğinize; “Bir haltım yok, olayların üzerinde durmam olur biter” deyip buna inanın. Sözlerimi gerçekleştirmeyi becerdiğiniz anda, gerçekliği bu biçimde çöktüreceğiniz için kendiniz harika hissetmeye başlayıverirsiniz.

Hatta size eğlenceli gelmeyen, içinizi sıkan, kasvet bastıran her şeyi (bunlara ister sanat desinler, ister 7. sanat, ister kültür, ister bilim, ister edebiyat, ister politika, ister meslek, ya da başka dokunulmaz tabuvari kavram) hayatınızdan uzaklaştırın. Gevşek, hoşnut ve ferah bir beyin elektriği yaratın. Bu yaklaşıma engel olmak için paralanan çok bilmişlerden öte, küçümseyenleri bile görmezden geliverin…

Derin -yaygın kültürün size seçkinlik ve zeka diye dayattığı biçimde-
dü-şün-me-yin.
Beyin EM radyasyonlarıyla ve bunun arsız veledi kelimelerle (konuşup durmakla, her olan biteni önüne gelene anlatmakla) kendi kaderinize yapmakta olduğunuz foton bombardımanına son verin. Rahat olmaya odaklanın; ruhunuzu yüceltmeye (her ne demekse bu), hatta ona-buna “Afferim, pek de yüceldi” diye beğendirmeye değil…

Basit olun. (Basit sözcüğü ile ucuzluğu karıştırmayın.)

Esmalardan;

  • müslümanlık inancında tanrının adları,
  • anaerkil ezoterizmde enerji yapılanmaları,
  • kuantum mekaniği bakış açısından parçacık, string, hatta bozon
olan ve “basit” kelimesinin çıkış noktası “Ya Basit” adı “açan, ferahlatan, genişleten” bir yapıdadır.

Gerçek güç (beyin ve kişilik gücü), aslında sadece bu sonucu -kasmayı değil; açmayı, dağılmayı, zerrelere ayrılıp gizli gerçek/doğal enerjilerle birleşmeyi- elde edebilmekle ilgilidir. Eğer başarırsanız, böylelikle çekeceğiniz (kontak kuracağınız) PE zaten her sorunu kendi başına halledecek. Müslümanlıkta buna “Allah’ın adını zikredip, feraha çıkmak”, bizim dünyada “basit (yine basitle karşılaştık) bir majikal çalışma” deniyor.

Toparlayayım: Faldı, rüyaydı, görümdü, cindi, periydi, piskopritikti, acayip derin bir felsefeydi gibi şeylere beyni kapatacak gücü bulur “sizden iyi bilen”e yol açar, onu çağıracak şeyler yaparsanız, bundan sonra ifa edeceğiniz yegane eylem yan gelip yatmak ve -pek çok kişi size burun kıvırarak bakacak olsa da- kolay yaşamın tadını çıkartmak olacak.

Ha, şu da var: Burun kıvıranların yaşamına (ister edebiyatçı olsunlar, ister sanatçı, ister siyasetçi, ister filozof, ister artist, ister okültist, ister senarist, ister mucit, ister deha, ister kahin vb. vb.) bir bakıverin. Eğer yan gelip yatamıyor, sürekli dertlerle/sorunlarla boğuşuyorlar, hele ki neşesiz, keyifsiz, asık suratı, üstün-müstün, ters-türs kimliklerse sorun kendinize bir yol: Kendine yararı olmayanın lafını dinlemek akıllılık mıdır? ;-)

Yerine; hangi partiye oy vermiş olsalar da, ister çoban, ister rençber, ister CEO, ister personel şefi; kolay gülümseyen, kolay geçinilen, mütevazı sayılsa da güzel yaşamları olan, sorunsuz kimselerle rabıta kurun. Büyük laflar etmeseler de, ağır sorulara yanıt veremeseler de, auralarından yayılan elektrik ile size dostluğunuz miktarında süregelecek PE banyosu vaat etmektedirler. İyileşme süreçlerine illa farklı lisanlardan isimler takmayınca değerli olduklarına inanmayanlardansınız (psikologlar dahil) hoş insanlarla dostluklara “refiko-terapi” demenizde de hiçbir hata yoktur. :-)



DİP NOTLAR

[1] Psikologları, adamların ekmeği ile oynayıp bizim eğitimlere müşteri çekmek için eleştirmiyorum tabii ki. Bilakis, maddesel imkanı olan herkese psikologların seanslarına katılmalarını, onlarla felsefi sayılabilecek sohbetler yapmalarını, pozitif hayat görüşlerinden tınılar edinmelerini öneriyoruz; çünkü -gözlemlerimize dayalı inancımıza göre- psikologlar PE taşıyan kimliklerdir. Sorun kendilerinde değil, 1800lü yıllardan kalma ataerkil öğretidedir. Bunu hisseden bir çok psikoloğun da “takma kafaya” yaklaşımında olduğu ve “hastalar” tarafından eleştirildiği anımsanmalıdır. Psikologların pozitif enerjisi olmasa, bu öğreti insanları yıkıp geçecektir. Pop kültürün eline geçtikten sonra verdiği hasar ortadadır.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Makaleler    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -