Siteye Üye Olun    |    Üye Girişi    |    İletişim


ADEPT MAJİSYEN (Üstat Büyücü) EĞİTİMİ    |    MANYETİK MAJİ EĞİTİMİ    |    POZİTİF ENERJİ EĞİTİMİ    |    DANIŞMANLIK              Eğitim Bedeli    |    Eğitime Başvurun

ANA SAYFA      |      Sorular      |      Astroloji      |      Kuantum ve Bilim      |      Ezoterizm      |      Filmlerimiz      |      Janus Kimdir?

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
  TEMEL BİLGİLER



ATOMALTI PARÇACIKLAR



BASİTÇE KUANTUM MEKANİĞİ

Kuantum Mekaniğine Giriş
Kısa özet >> Fizik kuralları ile açıklanan dünyayı oluşturan atomların içindeki dünyada fizik kuralları değil; akıl almaz, masalsı, kurgu bilimden alıntı benzeri kurallar ve kanunlar vardır! Aslında kural ve kanundan söz etmek de hatadır; çünkü hiçbirşey kesin değildir atom altı dünyada! Kuantum mekaniğinin yarattığı heyecanın dalgasının nedeni de bu gerçektir:
İnsanın gerçek saydığı dünyayı
meydana getiren dünyada
hiç bir şeyin gerçek olmadığı gerçeği!


Süperpozisyon
Kısa özet >> Süperpozisyon (Superposition, Türkçe çeviri: üst üste koyma /çakışma) durumu bir parçacığın tek bir anda (yani aynı anda) farklı yerlerde (yani birçok yerde birden) olmasıdır.


Kuantum Dalga Fonksiyonu
Kısa özet >> Kuantum dünyasında çok minik bir bilye olan parçacık, bilye gibi hareket etmez; bir dalga gibi (geniş yüzde ve dalganın yapacağı/akacağı/gideceği biçimde) hareket eder. İşte bu nedenle bir parçacık "her yerdedir".


Dalga Fonksiyonunun Çökmesi
Kısa özet >> Kuantum dünyasında süperpozisyonlar (yani birçok olasılığın üst üste/iç içe varlığı halinde olan durum; bilimsel anlatımla 'kuantum olasılıkları dalgası') ölçüldükleri (bakıldıkları) zaman, ölçülen dışındakiler aniden çökmekte, tüm süperpozisyonlar -ölçülen temelinde- tek bir duruma indirgenmekte, böylece gerçek olarak algıladığımız şekle dönüşmektedirler.


Kopenhag Yorumu
Kısa özet >> Standart verilerle şekillenmiş beyinlere akıl almaz gelen durum Danimarkalı fizikçi Niels Bohr tarafından "Kopenhag Yorumu" olarak tanıtılmıştır. İlk ortaya atıldığında ise kolayca tahmin edilebileceği gibi büyük tartışmalara (hatta bilimsel skandala) dönüşmüş; o döneme dek "en devrimci" sayılan Albert Einstein tarafından bile reddedilmiş, böylece Einstein ve Bohr arasında yıllarca sürecek bitmek bilmez bir tartışma yaratmış... sonuçta Einstesin'ın "tutucu bir bilim adamı" kategorisine girmesine neden olmuştur.


Schrödinger'in Kedisi
Kısa özet >> Kopenhag yorumuna (tüm içeriğe değil de, bazı bölümlerine) karşı çıkan bilim adamları da olmuştur. Bunlardan en tanınanı ise yarattığı düşünce deneyi ile tabiidir ki kuantumun öncülerinden fizikçi Erwin Schrödinger'dir. Kendi kadar ünlü olan ve "Schrödinger'in Kedisi" olarak tanınan deney aslında ölçüm teorisinin eleştirisidir. Oysa garip bir -belki de- şanssızlıkla bu deney yaygın biçimde Kopenhag yorumunu tanıtmak, hatta bir anlamda kanıtlamak anlamında kullanmaktadır.


Çift Yarık Deneyi
Kısa özet >> Kuantum Mekaniğinin en popüler konularından olan bir deneydir Çift Yarık Deneyi (Double Slit Experiment)... ve kişilere sunduğu "Gözlemci yoksa, madde de yok" cümlesi ile özetlenebilecek olan sonuç, bir bilimkurgu romanından alıntı gibidir. Bir yanlışlık, yanlış okuma/basım, ya da klavye hatası yoktur bu sözlerde. Evren, sadece ona bakan (bilimsel tabiri ile "ölçen") bir bilinç varsa gerçekleşmekte, gerçeğe dönüşmektedir!


Eşevresizlik
Kısa özet >> Mehtaplı gecelerde izlemeye doyamadığımız Ay biz ona bakmadığımızda her yerdedir. Einstein "Ben bakmadığımda da Ay'ın orada olduğuna inanmak istiyorum" diyerek "ölçümün içinde yaşanan ortamı oluşturduğu" gerçeğine isyan etse de, bakmadığımızda "her yerde" olan Ay, biz baktığımızda, baktığımız için, bir tanedir. Biz de bu yüzden iki, ya da istediğimiz sayıda değil, bir mehtaba razı olmak zorunda kalırız.





  MAKALELER



EVREN BİR İLLÜZYON MUDUR?

Giriş
Kısa özet >> Oysa bilim adamları varlığımızın (bütün algılarımızın, hatta tüm evrenin) bir yanılsamadan ibaret olduğu hakkındaki dört savı yoğun şekilde tartışılmaktadırlar.


Evren, Beyne Yollanan Fotonlardır
Kısa özet >> İşte bu nedenlerle gerçek sandığımız dünyanın gerçek olup olmadığını, sadece bir beyinden ibaret olup olmadığımızı kesinlikle saptamaya olanak yoktur. Bu düşünceyi rüyalarla bir ölçüde kanıtlamak mümkündür:


Evren, Sadece Bakarsak Vardır
Kısa özet >> "Tüm evreni, ölçme ya da gözlem yaratmaktadır.”
Prof Jim Al-Khalili.


Evren, Bir Hologramdır
Kısa özet >> Bu bölüm henüz yayınlanmamıştır.


Evren Bir Bilgisayar Simülasyonudur
Kısa özet >> Bu bölüm henüz yayınlanmamıştır.




GEÇMİŞ VE GELECEK ŞU AN VARDIR
Kısa özet >> Özel Rölativite Kuramı bizlere sadece her insanın bir diğerinden farklı hızda geçen bir zamanı olduğunu söylemekle kalmaz; geçmiş ve geleceğin aslında olmadığı ya da -daha doğrusu- geçmiş ve geleceğin çoktan olduğunu da kanıtlar.

Albert Einstein
Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasındaki fark sadece bir illüzyondan ibarettir.





FAL ve FALCILAR
Kısa özet >> Bilim adamları geçmiş ve geleceğin zaten var olduğunu kanıtlamakta; okültistler ise bazı kişilerin “zaman” adlı hazır somunun çeşitli kesimleri ile kontak kurabildikleri varsayımını ortaya atmaktadırlar. Ancak işler bundan sonra karışmaya başlar… çünkü kuantum mekaniğine göre gerçeklik an bazında, dalga fonksiyonu çöktürülerek (süperpozisyondaki olasılıklardan biri seçilerek) kişisel biçimde yaratılmaktadır. Herkese uygulanabilecek kesin ve tek tip gerçeklik yoktur.




SEROTONİN, İNANÇ VE MUTLULUK
Kısa özet >> Çok genç bir bilim dalı olan nöroteoloji, nöral kimya aracılığı ile spiritüelliğin nörolojik kaynağını araştırmakta ve spiritüelliğin beynin yapısı ile bağlantısı olduğunu ortaya çıkartmakta. Mutluluk kimyasalı serotonin ile spiritüel eğilim arasında doğrudan bağ var!





HIGGS BOZONU
Kısa özet >> “Tanrı parçacığı” da denilen Higgs boznonun büyük bir tutku ile aranma nedeninin özünde evrenin nasıl yaratıldığı hakkındaki ortak insan merakı vardır. Aslında bu merakın gerisinde ise "biz kimiz, neden buradayız?" sorusu bulunur... denilirse yalan olur bence; çünkü aslında "Neden acı çekiyoruz? Neden istediğimizi yaşamı süremiyoruz?" gizli çığlığının ittirmesidir çabalamalarda etkin olan. “Herşey Big Bang (yani evreni oluşturan "Büyük Patlama"nın) sonrasında, saniyenin milyonda biri sürecinde büyük miktarda saf enerji olan ve kütleleri bulunmayan parçacıkların yayılmasıyla oluşmuştur.” Standart anlatım bu şekildedir. Buraya dek her şey "yolunda gitmektedir" bir anlamda. Ancak bundan sonra asıl yanıtlanamayan soru kapıya dayanır: "Nasıl olmuştur da maddenin temel yapısı enerjiden başlayarak kütleye dönüşmüştür? Madde, yani siz/biz dahil her şey nasıl oluşmuştur?" Bilim adamlarının bu kritik sorunun yanıtının Higgs bozonu adlı atom altı parçacık ile verileceğine inanmaları ile arayış (hengame mi demeli?) başlar.




  HİPOTEZLER



BEYİN ELEKTRİĞİNDEKİ BİLİNÇ

Kuantum Bilinci ve Orch OR Hipotezi
Kısa özet >> Kuantum bilimi, pop kültürün popüler değimlerinden olan "elektrik alamamak" sözünün gerçekleri yansıttığına gönderme yapan bazı bulgulara ulaştı. 2015'de ortaya atılan bir teoriye göre beyin elektriği çağdaş bilimde sanıldığı gibi niteliksiz bir "çakış" değil; "seçim şansları taşıyan" bir fenomen! Sinesinde onlarca farklı hipotezi barındıran bu ana teori, bilincin klasik bilimde anlaşıldığı gibi DEĞİL, beyindeki -bu yazıda üzerinde kısaca durulacak olan- "kuantum dolanıklığı" ve süperpozisyon benzeri kuantum olayları ile meydana geldiğini savunmakta. "Bilinç" sözcüğü ile kastedilen ise kişinin yaptığı seçimlerden, belirlediği hedeflere, sevdiği renklerden, hayata bakış şekline dek her şeyi belirleyen mekanizma. Kısaca, Quantum Mind teorilerine göre bizi "biz" yapan her şey beyindeki süperpozisyonlar ve benzeri kuantum olaylarına bağlı.



Fosfor ve Posner Molekülleri
Kısa özet >> Psikolojik durumumuzu belirleyen, hayata bakış açımızı (böylelikle de yarattığımız paralel evrenleri, yani kaderimizi) meydana getiren ajanlar olan nörotransmiterler olağan elektrik ile değil, alternatif seçim şansları taşıyan sinyallerle salgılanmakta olabilirler!




İNANÇ ve BEYİN

Bir Dağı Yürütmek!
Kısa özet >> İnanç ile aklınıza gelen her şeyi yapabilir, hatta bir dağı bile yerinden oynatabilirsiniz. Bunu başaramama nedeniniz dalga fonksiyonunu çöktürmek adına gereken enerjiyi sağlayamamanızdır.


Yaratılan Evrenler
Kısa özet >> Wigner’in modeline göre ise çöküşü yaratan ölçüm değil, bilinçtir! Wigner, Von Neumann ve Stapp herkesin kendi bilinci ile dalga fonksiyonunu birbirinden özgürce çöktürdüğünü söylemekte, çöküşü gözlemin değil, bilincin gerçekleştirdiğini öne sürmektedirler. Bilincin çöküşü inanç doğrultusunda yaratmakta olduğunu söylemek hatalı sayılamaz. Bu nedenle herkes kendi evrenini inancı doğrultusunda yaratıyor olabilir.






ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -