Siteye Üye Olun    |    Üye Girişi    |    İletişim


ADEPT MAJİSYEN (Üstat Büyücü) EĞİTİMİ    |    MANYETİK MAJİ EĞİTİMİ    |    POZİTİF ENERJİ EĞİTİMİ    |    DANIŞMANLIK              Eğitim Bedeli    |    Eğitime Başvurun

ANA SAYFA      |      Sorular      |      Astroloji      |      Kuantum ve Bilim      |      Ezoterizm      |      Filmlerimiz      |      Janus Kimdir?

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
İNANÇ ve BEYİN

1. Bölüm: BİR DAĞI YÜRÜTMEK

Araştırma ve yazı:

Sonraki Bölüm >>

Hollywood filmleri senaristlerin düş gücü ile doludur… diye düşünülür; oysa evren, filmlerde izlediğimiz en akıl almaz sahnelerin var olabileceği, dahası, onlardan çok fazla çılgınlık içeren ortamların yaratılabileceği bir mucizeler diyarıdır.

Indiana Jones and the Last Crusade adlı filmde Dr. Jones “kutsal kase”yi aramaktadır. Ölümsüzlük veren bu kabın yerini fısıldayan dokümanlarda kaseye sahip olmak adına bir uçurumu geçmek gerektiği söylenmekte, “dipsiz uçurumdan sadece inananların geçebileceği” açıklanmakta, inançlı rahiplerin uçurumu nasıl uçarak geçtiklerini betimleyen resimler gösterilmektedir.

Indy bir dolu macera sonunda uçurumu bulur, bir süre derin yar başında soğuk terler döker, sonunda inancını toplar ve rahipler gibi uçuruma adımını atar… ama boşluğa düşmez… çünkü diğer tarafa ulaşan -uçurum biçiminde boyanarak gizlenmiş - bir yol bulunmaktadır. Böylece izleyici verilen “inanırsanız mantık çerçevesinde bir çözüm sizi bulur” mesajını başarı ile alır.

Oysa kuantum mekaniğinin ortaya çıkması ile bilim adamları artık izleyicilere bambaşka mesajlar vermekte ve “İnanırsanız, boyanarak gizlenmiş yola gerek duymaz, canınız istiyorsa uçurumu uçarak geçersiniz” demektedirler!

İnanç ile aklınıza gelen her şeyi yapabilir, hatta bir dağı bile yerinden oynatabilirsiniz. Bunu başaramama nedeniniz dalga fonksiyonunu çöktürmek adına gereken enerjiyi sağlayamamanızdır. Söz konusu enerjiyi sağlayacak ve süperpozisyonlar arasından “dağın olduğu yerde durduğu” değil, “istediğiniz doğrultusunda yürüyüp koştuğu” olasılığı realize edecek olan en önemli etmen ise inançtır.

Ataerkil kültür (ve eski okul bilim) bebeklikten başlayarak sunduğu “doğrular”la insanlara bunu yapamayacaklarını bellettiği için kimse gerekli inancı (enerjiyi) oluşturamaz, sonuçta dağı yürütemez ve “Dağ da yürür müymüş? Saçma!” korosuna katılır. Artık o da evrenin rastlantısallık üzerine kurulu olduğu bilgisini gizlemek adına kurulan koronun adsız bir üyesidir. Bu bilginin gizlenmesi önemlidir; çünkü ancak böylece insanoğlunun doğal yapısına (benzersiz gücüne) ket vurulabilecektir. Ne de olsa “Bu diyarda çok şey bilenler yaşatılmaz”.

Koroya katılmakla “aynı anda birden çok yerde bulunabilme, duvarlardan geçebilme, canının istediğini nano saniyede var edebilme” benzeri durumları insanlar yerine, insanların atomlarının içindeki elektronları kendi başlarına var etmeyi sürdürürler. Kişi ise içinde olan bitenden bîhaber, “Yok, böyle şey olmaz; mantık diye bir şey var!” diye koristliğe devam etmektedir.

Evrende mantık yoktur, mucize vardır; tıpkı siyah ya da beyaz değil, sadece gri; düz çizgi değil, eğri; simetri değil, asimetri olması gibi… Binyıllardır yüceltilen “mantıklı, düz, kesin ve simetrikler” doğadışı olanlardır. Doğallık, inanç tarafından meydana getirilen (ve ataerkil kültür ve bilim tarafından “mucize” şeklinde isimlendirilen) kavramlar üzerine kuruludur. "İnanç ile dağlar yürür"1

DİPNOTLAR

[1] Now You See Me adlı film, İnterpol dedektifi Mélanie Laurent (Alma Dray).


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -