Siteye Üye Olun    |    Üye Girişi    |    İletişim


ADEPT MAJİSYEN (Üstat Büyücü) EĞİTİMİ    |    MANYETİK MAJİ EĞİTİMİ    |    POZİTİF ENERJİ EĞİTİMİ    |    DANIŞMANLIK              Eğitim Bedeli    |    Eğitime Başvurun

ANA SAYFA      |      Sorular      |      Astroloji      |      Kuantum ve Bilim      |      Ezoterizm      |      Filmlerimiz      |      Janus Kimdir?

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>
REENKARNASYON ve KUANTUM MEKANİĞİ

3. Bölüm: ELECTROMAGNETIC THEORIES OF CONSCIOUSNESS (ETC)
(Elektromanyetik Bilinç Teorileri)
(Kısaltmaların açılımları için Sorular ana sayfa, sağ kolonda, DİKKAT başlığı altında yer alan YANITLARDA YER ALAN KISALTMALARIN AÇILIMLARI başlığına fare ile dokunun.)

Araştırma ve yazı:

<< Önceki Bölüm Sonraki Bölüm >>

ETC teorilerine göre bilinç (yani evrenimizin kişisel mimarı), standart bilimde yer aldığı şekli ile duygusuz nöronların deterministik çakışı ile ilgisizidir.

Bu teorilerde bilinç, fizikte 'alan' teriminin genel olarak kullanıldığı anlamdaki bir alanla özdeş olan bir EM alandır. Bunun anlamı, bilincin sadece süreğenliğe değil, aynı zamanda uzay-zamanda bir 'uzantıya' (somut varlığa) da sahip olduğudur. Eş deyişle uzay-zamanda yeri vardır ve diğer fizik alanlar gibi işler/çalışır. Fizik alan olduğu için etkisi/tepkisi bilinebilir; ne ile karşılaşınca, nasıl davranacağı kabaca da olsa bellidir.

Susan Pockett ise 2012 yayınlanan "The Nature of Consciousness: A Hypothesis" adlı kitabında son noktayı koymuştur.
(…) bilinç genellikle kabul edilen anlamda maddi değildir, ama bir tür fiziksel olmayan hayalet de değildir (fiziksel olmadığı için bilimsel araştırma için erişilebilir değildir). Bilinç (veya en azından normal insan bilinci), elektromanyetik alanın yerel, beyin tarafından üretilen, konfigürasyonu veya kalıbıdır. (…) Bununla birlikte, elektromanyetik alan, kolaylıkla gözlemlenen maddeyi etkileme özelliğine sahiptir.”1

Libet 1994’de yayınladığı raporda daha da ileri gider bilincin bir alan olduğunu; ama elektromanyetik, yerçekimi vb. gibi bilinen herhangi bir fiziksel alan kategorisinde sayılamayacağını öne sürer. Libet bu alana Conscious Mental Field (CMF) adını verir ve devam eder: “CMF, bilinen fiziksel alanlara biraz benzer olarak görülebilir… ancak CMF, bilinen fiziksel yollarla doğrudan gözlemlenemez.”2

Uzay-zamanda yeri olan, ama uzay-zamanda yer alan aletlerce saptanamayan bir gerçek…

ETC teorileri determinist ve kalıcı gerçekliği olmayan bir yapı sanılan bilincin, kalıcı ve gerçek bir alan olduğunu ortaya koymuştur. Üstelik bu alan, fizik olaylardan etkilenen ve mikrokozmosta yer alabilen bir alandır; çünkü EMnın temeli, çıkış noktası, var edilme merkezi mikrokozmostur. Mikrokozmos ise evrenimizi meydana getiren atölyedir. Üstelik bu atölye kesinlikle bildik evren kuralları ile (Newton mantığı ve kanunları ile) işlememekte; bir açıdan bakılırsa “bir masalı” andırmakta, diğer açıdan bakılırsa okültizm, mistisizm ve spiritüalizmin gerçekliğini binyıllardır savunduğu “paranormal” olarak adlandırılan olayları içermektedir. Tüm bu veriler sonrasında mikrokozmosun diğer alemin giriş kapısı sayılması gerektiğini düşünmek için çılgın olmak gerekmez.

Dahası; bilincin bu yeni yorumu kesinlikle okültizm, mistisizm ve spiritüalizmin “ruh” adını verdiği şeyi andırmaktadır.

Kısaca ETC teorileri –bilim adamlarınca reddedilse de- ruhun varlığınu ortaya koymuş olabilir.

Bilinç (okültik bakış açısı ile ruh) bir EM fizik alan olduğuna göre bir dalgaboyu bulunacak; benzer frekanslarla senkronize olacak, rezonansa girecektir. Anılan (ve son derece doğal ve sıradan sayılan) fizik olaylar ezoterizm dilinde “birbirlerini celp ederler” ya da “envoke ederler” şeklinde dile getirilir. Sözcükler farklı olsa da, olay aynıdır.

Mistisizm ve spiritüalizme göre ruh, “diğer alem” adlı ortama ait bir unsurdur. Ruh –bir anlamda- fizik gerçeklik ise ve de diğer alem denilen ortamla ilişki ise, demek ki diğer alem ile makrokozmos fizik kuralları muvacehesinde etkileşim içinde demektir.

Bu sonuç, sanılandan çok daha büyük öneme haizdir; çünkü bu durum, fizik gözlükler ile (bilim ile) artık diğer alemin deşifre edilmeye başlaması manasındadır.

Şimdi bir nefes alalım ve buraya dek elde ettiklerimizi toparlayalım:

Bu bölümde bilincin kişiye özgü bir dalgaboyu olan EM (yani fizik) bir alan olduğunu; ama fiziksel olarak (makrokozmosta) müşahede edilemediğini gördük. Bu sonucu önceki bölümdeki bilgilerimizle sentezleyelim: Evren; fizik planda yer alan bilinç (ruh) adlı alan tarafından, beynin içindeki kuantum prosesleri ile var edilir.



DİP NOTLAR

"(…) consciousness is not material in the usually accepted sense, but neither is it some kind of non-physical spook (which, being non-physical, is therefore not accessible to scientific investigation). Consciousness (or at least normal human consciousness) is a local, brain-generated, configuration of, or pattern in, the electromagnetic field. (…) However, the electromagnetic field does have the easily observed property of affecting matter."

“Conscious Mental Field may be viewed as somewhat analogous to known physical fields … however … the CMF cannot be observed directly by known physical means.” Benjamin Libet - A testable field theory of mind-brain interaction. Journal of Consciousness Studies 1(1), s. 119-126.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -