722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MÜSLÜMANLIK

SORULAR ANA SAYFA | Maji | Astroloji | Fal / Tarot | Kuantum | Ezoterizm | Müslümanlık | Pozitif/Negatif Enerji | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi
İlişkiler | Özel İlişkiler | İş Hayatı | Janus

TÜM MÜSLÜMANLIK SORULARI
11 Nisan 2018
Alevilik ve Müslümanlık

Ben ilk basta sünni müslümandim (ilk basta ailen hangi dindense haliyle sen de öyle oluyorsun). Ama yasim ilerledikçe bazi çeliskiler ve kafama yatmayan seyler farkettim. Ve uzunca zaman dinleri arastirdim. En son en olunabilir dinin Alevilik oldugunu farkettim. Gerçi illa bir dine mensup olmamin gerekmedigini de anladim bu yolda. Siz hep ataerki ve anaerkiden bahsediyorsunuz. Acaba Aleviligin genel olarak insana verdigi deger bakimindan ve kadinlara çogu dinin aksine erkeklerle esit davranmasindan anaerkil bir din midir? (Din diyorum çünkü Aleviligin müslümanligin bir kolu oldugunu düsünmüyorum. Yaniliyorsam açiklarsaniz sevinirim. Tesekkürler :))

YANIT
Müslümanlık yetkin olduğum bir alan değil; bilgimin sınırları bu konular içinde var olan her araştırmacınınki kadar. Bu yüzden okuyacaklarınızın sadece kişisel düşüncelerimi içerdiğinin altını çizeyim.

Bana göre Müslümanlığın ilksel şekli Alevilik benzeri bir yapıdadır. Alevi dedeleri ile yaptığım geçmiş görüşmelerde duyduğum kadarı ile (ki, bu görüş Rıza Zelyut benzeri araştırmacıların kitaplarında da yer almaktadır) hz. Muhammet, hz. Ali’ye biat etmiştir.

Bu sözler gerçeği mi yansıtmaktadır, bilemeyecek olsam da kişisel düşüncem Müslümanlığın en başta daha farklı bir yapıda olduğu, hz. Muhammet’in vefatından sonra şekil değiştirdiği yönündedir. Alevilik inancına paralel olan (içkinin hayırlı olduğu, herkesin istediği tanrıya inanma özgürlünün korunması vb.) ayetlerin "nesh edilmesi"ne karşın, “Allah’ın görüş değiştiremeyeceği” hakkındaki ayetlerin varlığı (örneğin Ahzab 62) bu görüşü doğrular niteliktedir. Allah görüş değiştirmezse, nasıl olmuştur da ayetler nesh edilmiştir?

Bildiğinizi gibi Kuran, hz. Muhammet zamanında toplanmamıştır ve her konuda hadisi bulunan peygamberin konu hakkında bir isteği/talebi/yönlendirmesi de yoktur. Bu yüzden ölümünden sonra toplanma isteklerine sahabe “efendimiz toplanması gerekseydi söylerdi” sözleri ile uzun süre karşı çıkmışlardır. Ancak ridde (dinden sönme) olayları fazlalaşınca toplanma kararı kesinlik kazanmıştır.

Kanımca Kuran toplanırken, varlığı tehlikeye giren dinin yok olmaması için aşırı gayretkeşlikle bazı ayetler eklenmiş ve yapı bozulmuş olabilir. Zaten toplanan Kuran da orijinal şekli ile muhafaza edilememiştir. Diğer yandan düşünmek gerekir: Hem hz. Mevlana’nın, hem de Işid militanlarının söz ve davranışlarının kaynağının aynı kitap olması çelişik değil midir?

Bunlar -fazla değeri olmayabilecek- kişisel inançlarım. Ancak altı çizilmesi gerekli bazı gerçekler de var.

“Son ve evrilmiş din” olarak lanse edilse de Müslümanlık ve tek tanrısı Allah; Hıristiyanlık ve Yahudilik dinleri ile tek tanıları Yahveh’e hiç de benzemeyen yapıdadır. Hıristiyanlık ve Yahudilik kitaplarında Kurandaki gibi gerçekten pozitif enerji envoke edici yüzlerce bilginin zerresi bulunmaz. Kuran’daki Allah portresi aşırılık içeren unsurlar (ki, bunların varlığı “sonradan eklenen ayetler” teorisine gönderme yapar) çıkartılırsa -vericiliği, şefkati, ihsanı vb. açısından- sümme haşa, çeşitli mitolojilerin Baba Tanrı’sına (mitolojilen baş tanrılarından söz etmemekteyim) neredeyse tıpkı denecek kadar benzemektedir. Yahveh ise kötücül, kindar, kendini "savaşçı" olarak niteleyen baş tanrılara neredeyse tıpa tıp benzer. Bu konuda bir çok araştırmacının eserinin olmasından öte, sitemizde de Yahveh; Marduk ve Zeus mu? başlıklı bir araştırma da vardır.

Zaten kanıtlanmamış, bilim dışı bir varsayıma göre Allah adı önceden El Lah şeklindedir ve El Lat ile counterpart’tır. Nabat’lar paganist oldukları için -din tehlikeye girince- ilgili ayetler çıkartılmış ve El Lah adı da Allah’a çevrilmiştir.

El Lat, El Hazne’yı yapan uygar ve iyicil Nabatların -el Uzza ile birlikte- Ana Tanrıça’sıdır. Önceleri Kuran’da Necm suresinde "İşte bunlar yüce turnalardır, žşefaatleri elbette ki umulur" ayeti ile övülmüştür! Dahası, peygamber bu sözleri topluluk içinde söylerken bir de secde etmiş, fakat daha sonra bu ayet -peygamberi Şeytan’ın aldatması- olarak yorumlanıp nesh edilmiştir.

Ancak bu “ekleme ayetler” teorisi doğru olsa da, olmasa da, Kuran ve hz. Muhammed’in hadisleri aracılığı ile pozitif enerji ile ilgili -benim bu linkte sayfalarca yazacağımdan fazla- bilgi elde etmek mümkündür. Zaten Aleviliğin özü de -kadın ve içki konusundaki görüşler dışında- Kurana paraleldir. Tüm bu bilgilerin yönlendirmesi ile Aleviliğin, “Müslümanlığın özgün halinin yeniden canlanması” şeklinde görmek çok anlamsız gelmiyor bana.

Aslında -kanımca- yapılması gereken “hangisi nedir, kim kimden aldı, kim neydi, kim ne dedi, hangisi doğru, kim yalan attı” tartışmalarını bir kenara bırakıp “Şeriatler farklı olsa da, hedefler aynı” düşüncesi yönlendirmesi ile iyiliğin yaratacağı kardeşliğe vurgu yapmaktır. Varsın değişik yollardan ilerlensin, değil mi amaç aynı… arada fazla da fark yok demektir.

Ayrıca, ateist olmak da, paganist olmak da güzel sözlerden feyz almak adına bir kitabı alıp iki üç sayfa okumaya ve içerik beğenilirse “Valla kim demişse ne de iyi demiş” demeye engel değildir. (Hınç içinde sakınmak, sadece hınç duyulan kavramı kadere perkitmeye yaratayan bir yöntemdir.) Oysa zıtlıklardaki güzellikleri onurlandırma mantalitesi ile ilerlenirse, yolun sonunda bir yerlerde, en beklenmedik anda, yolların aynı yere çıktığını görüp "Vay! Selam (ya da Selamün Aleyküm), sen de mi buradasın?" denileceği -bence- kesindir.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Makaleler    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -