722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU YAZIYI PAYLAŞIN! >>



VEFKLER, TILSIMLAR, BÜYÜ VE NEDENSELLİĞE DAİR

Araştırma ve yazı: YAĞIZ GÖKÇE
yagizgkce@gmail.com

JANUS'TAN MESAJ

2015 yılında yayın yapmaya başlayan Janus722 sitesi bünyesinde ilk kez ben, Janus'tan başka bir majisyenin yazısına yer veriyoruz. Bunu yapma amacımız hem sevip, hem saygı duyduğumuz bir öğrencimiz olan Yağız Gökçe'yi maji dünyasına tanıtmaktır.

Yağız'ın benimle tanışması 722 eğitimlerini alma sürecinde başlasa da, kendisi giderek arkadaşım olmuş, sırlarımı paylaşacağım, teorileri tartışacağım kadar bana yakınlaşmış biridir. Zaman içinde kendi yolunu belirlediğini, kendine özel varsayımlar geliştirdiğini eklemek isterim. Bizim grubumuzda –Sorular sayfasında defalarca dile getirdiğim gibi- farklı görüşlere (tabidir ki negativite içermemesi ve temelde bizim ekolümüzden, en azından bize yakın görüşlerden olması koşulu ile) yer vardır. Bu yazısındaki düşünceler de bizim ekolun sesi değil, özgün fikirlerinden oluşmaktadır. Üslup da bütünü ile kendisine aittir.

Gerek öğrencim olan, gerek bizden bağımsız şekilde çalışmalarını sürdüren birçok majisyenle dostluğum vardır. Bazıları gerçekten çok güçlü büyücülerdir. Ama çekinmeden söylemek isterim ki, aralarında Yağız kadar iyi bir teorisyen yoktur. Bu sözüm birçok dostumu kıracak olabilir; ancak amacım "sıcak sosyal ilişkiler içinde grup faaliyeti yürütmek" değil, maji dünyasına farklı aspektler katabilecek bir kişiye –elimizden geldiğince- yol açmaktır. Kendisine makalesi için teşekkür eder, giderek artacağını umut ettiğim çalışmalarında başarılar dilerim.

Maji/Büyü; geleneksel anlamda çeşitli araç ve ritüellerle belirli hedeflere ulaşmak için kullanılan doğaüstü uygulamalara verilen isimdir.

Varoluşundan bu güne değin İnsanoğlu sınırsız arzuların peşinden koşmuş, büyük bir tamahkârlıkla bir bakıma yaşadığımız çağın temellerini atmıştır. Aynı açgözlülük ve ihtiras büyünün kapılarını bizlere aralamıştır.

Büyü denildiği zaman, ister mütedeyyin bir kişilik, ister pozitif bilimci bir politik doğrucu, isterse yaşamın içine karışmış kendi halinde milyonlardan birisi olalım! Her zaman bir yanımız ‘’Acaba gerçek olabilir mi? ‘’ sorusunu sorarız. İçten içe var olmasını isteriz. Çünkü sınırsız istek ve amaçlarımız olduğu sürece, elbette onlara ulaşmak için her yolu deneyeceğiz. Bu bir felsefe ya da yönlendirme değil! Sadece bir öngörüdür.

Elbette bu duruma, kendisine yalan yanlış aktarılan bilgilerden dolayı şiddetle karşı çıkanlar olacaktır. Ve emin olun kıymetli dostlarım, nefes alan her birey, bir gün… Bir an! Büyünü gerçek olmasını isteyecektir. Bazen içine düştüğümüz derin çaresizlikler, bazen sayısız ihtirasımızın yüreğimizde yaktığı ateş ve bazen de bir çift gözün hasreti nedeni ile büyüyü arzulayacağız. Bu kaçınılmazdır dostlarım. Test edilmeden karar vermemek lazım.

Ancak bu yazıyı, şüphecilerin akıllarındaki soruları yanıtlamak ya da onlara büyünün varlığını ispat etmek için yazmadım. Zira dolu bir kaba su koyamazsınız. Aksi takdirde tartışma ve negatif enerji ortamından başka bir şey elde etmek mümkün değildir. İki tarafta bilgiyi istediği zaman ancak bu mümkün olur.

Bu yazıyı ‘’Maji’’ kavramına olan bakış açısını bir nebzede olsa değiştirme arzusu ile kaleme aldım. Günümüz pop kültür akımlarında olduğu gibi, nedenselliği sorgulanmadan, elden ele aktarılan bilgiler –işe yarasalar dahi- ayrı bir bağnazlığın kapısını açmaktadır. Hâlbuki araştırmacı ve sorgulayıcı bakış açısıyla bakılsa, bütünün eksik parçasını bulup, gerçek güce ve mucizeye ulaşılacağına inanmaktayım. Ortaya koyduğum önermeler naçizane araştırma ve düşünceler sonucunda ulaştığım şahsi görüşümdür. Eksiğimin sağlam temellere dayanarak bulunması beni ziyadesiyle memnun eder. Bu yolculuk ego savaşı değil! Her yönüyle bilginin zaferi olmalı.

Bana göre Maji; kuantum mekaniği doğrultusunda olsa da formüle edilmemiş bir bilimdir. Her şeyin nedenselliği ortaya konulabilir ve daha iyiye doğru gelişim için mutlaka konulmalıdır. İnancım ve araştırmalarıma göre Maji'nin mutlak Mekaniği ‘’İnsan Zihni’’ dir. Kuantum bilimi üzerinde yapılan çalışmalar, görüşümü desteklemektedir.

Sadece bu görüşün benimsenmesi, Maji'yi ‘’Hüddamlara adanan adakların, adet kanlarının, nohutların, yumurtaların, anlamsız tekerlemelerin, sözüm ona bedenden akan evrensel enerjilerin vb. bulunduğu karanlık dehlizden çıkarıp hakkettiği yüceliğe kavuşturmaya yeter bence. Çünkü Maji bir zihin durumudur, yaşam şeklidir, gerçek mucizenin her an önümüzde olduğunu bağıran vefalı dosttur. İnsan hamurunu yoğuran şefkatli eldir, fazlalıklarımızı yonttuğumuz, güzelliklerimizi ortaya çıkarttığımız çekicimizdir. Ruhumuz boş tuvaldir, Maji ile istediğimiz resmi yapabiliriz.


VEFK, TILSIM VE GEOMETRİK ŞEKİLLER


Tarih boyunca majikal anlamda elde edilen başarılar, içinde bulunulan kültüre göre yorumlanıp, şablonlara oturtulmuştur. Bunun sonucunda temelde benzerlikleri ve farklılıkları bulunun yüzlerce Majikal yöntem ortaya çıktı.

Vefk; İslami gelenekte yer alan ancak kökeni çok eski çağlara ve kültürlere dayanan Majikal bir metottur. İçerisinde belirli geometrik şekilleri, buhurları, sözleri, yazıları ve kendine has bir ritüeli barındırır.

Tılsımlar; Yine belli geometrik şekiller ve yazılarla bir amaca ulaşmak için yapılan yöntemlerdir.

‘’Vefk, Tılsım ve geometrik şekiller evrensel enerjilere açılan bir kapıdır. Bunların aracılığı ile Tanrısal enerjiyi bedenimize alıp aktarabiliriz’’ diyebilmeyi, bütün bu donelerden ağdalı sözlerle bahsedip perde arkasından orkestrayı yöneten gizemli, karizmatik adam rolünü oynamayı isterdim. Üzgünüm ama bu düşünceler bana hep basite kaçmak olarak gelmiştir. Üzgünüm, insanlar piyasada desteği olmayan bu süslü sözlerin peşinden giderek, büyük bir sektörü maddi anlamda desteklemektedir. Para kaygısı ile nice kadim bilgi hurafelerin arasında kaybolup gitmektedir.

Bana göre durum çok daha farklı. Şu denklemi iyice pekiştirelim. Maji için ana unsur ‘’insan zihnidir’’. Bulunduğumuz çağa, yaşadığımız kültüre, hatta eğitimimize göre zihnimizi pozitif ya da negatif etkileyen, daha doğrusu bu şekilde kodlanan her obje/olgu Maji için bir gereç olarak kullanılabilir. Binlerce yıl önce bir ritüel de hayvan kemiklerinin kullanıldığını varsayalım. O dönemde hayvan kemikleri uygulayıcının zihnine güçlü bir Pozitif anlamla kodlanmış ise elbette bir başarıya destek olabilir. Ancak bunu hiç sorgulamadan ve pozitif kodlaması olmadan, günümüz uygulayıcısı ‘’kadim ritüel’’ adı altında kullanırsa basit ifade ile ‘’aymazlık’’ ağır ifade ile ‘’ahmaklık’’ içerisindedir. Tabi ‘’inan璒 unsurunu bu durumun dışında tutuyorum.

Peki Vefk ve Tılsım gibi geometrik şekillerin Maji ritüellerindeki yerinin nedenselliği nedir? Günümüz araştırmaları, Geometrik şekillerin insan bilinci ve duygusu üzerinde anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar olumlu ya da olumsuz olabilmektedir. Peki, bu şekiller başlı başına Maji midir? Bence değildir. Zihinsel durumumuzu etkiledikleri için güçlü birer destek olabilmektedirler. Ancak tek başlarına enerji taşıdıklarını düşünmüyorum. Zihin, çocukluğumuzdan bu yana gördüğü ve karşılaştığı her şekli hafızasına alır ve anlamlandırır. Bu nedenle o şekilleri gördüğümüz zaman bu anlama göre hareket eder! Burasının önemini yeterince açıklayabildiğimi ümit ediyorum.

Kare dikdörtgen; var olduğumuzdan bu güne çevremizde, binalarda ve onları oluşturan tuğlalarda rastladığımız şekillerdir. Bir binanın bizim için anlamını Kare ve Dikdörtgen ile sembolize ederiz. Reklam dünyası bunu bildiği için marka logolarını bu algı ve anlamlara göre tasarlamaktadır. Kare ve dikdörtgen; durağanlığı, sabitliği, sarsılmazlığı ve gücü temsil eder. Dengelidir, güvenlidir, sabittir. Dünyada en güvenli hissettiğimiz yer evimizdir, evimiz kare ya da dikdörtgendir, bu şekil ve bilinci zihnimiz paralel anlam ilişkisine göre kodlamıştır. Para kasalarının şeklide kare olduğu için güven ve sağlamlık algısı pekişmektedir.

Evler, kasalar ve binalar kare ve dikdörtgendir. Evler, kasalar ve binalar, güvenli, sağlam ve güçlüdürler. Zihnimiz bu objelerdeki anlamı, sahip oldukları geometrik şekille özdeşleştirir. O şekli gördüğü zaman aynı duyguyu hisseder! İşin özünde çokta gizemli bir durum yoktur.

Kare ve dikdörtgenlerin marka ve logolarda kullanımı


Bahsettiğim gibi bu durumu kurumsal firmalar çok iyi biliyor ve politikalarına göre logo tasarlıyor. Çağdaş küresel firmalar zayıf ölçüde geleneksel maji yöntemlerini farkında olmadan kitleler üzerinde kullanıyorlar.

Daireler; koruyuculuğu, bağlılığı, sevgiyi zihnimizde yansıtır. Evlilik yüzüklerinin şekli yuvarlaktır. Bu nedenle zihnimizde birlik olgusunu etikler. Logo tasarımlarında en çok kullanılan geometrik şekildir.

Dairelerin marka ve logolarda kullanımı



Zihin geometrik şekilleri hafızasına alır ve anlamlandırır. Geometrik şeklin ihitva ettiği bir enerji yoktur. Sadece bilincimizin ona verdiği tepki vardır. Ancak, duygu durumumuzu ve zihnimizi etkiliyorsa, belli manyetik alanlarla liason kurmamızı sağlıyormudur? Amaç enerji ile kontak kurmak için kelimeler kadar önemli midir? Bunların hepsinin araştırlması gerekmektedir. Aşkı arıyorsak, aşk için çalışıyorsak daire şeklini kullanabiliriz, uzun süre olması için kare ve dikdörtken şeklini çalışmaya ekleyebiliriz.

Üçgenler; çağımızda bilincimize erkeklik, enerji, hareketlilik, hiyerarşi, statü gibi anlamlarla kodlanmışlardır. Enerjileri ve hedefleri vardır. Amaca doğru iterler. Kare gibi güven duygusu barındırmaz.

Üçgenlerin marka ve logolarda kullanımı


Bu markalardaki logoların rastgele seçildiğini düşünmeyin. Altındaki bilimsel mekaniği anladığımızda, bu şekillerin Majikal anlamda gizeminide çözmüş olacağız.

Bunların yanında doğal şekiller, dik ve paralel çizgiler, dalgalı çizgiler, ters üçkenler…vb. gibi nice geometrik şekil, insan zihnindeki anlamlarına göre marka logolarında kullanılmaktadır.

Amacım bütün geometrik şekillerin bu bağlamdaki indeksini çıkartmak değil! Baştada söylediğim gibi, Maji olgusuna daha somut ve akılcı anlayışla bakılmasını sağlamaktır. Gelişimin ancak bu yolla olacağına inanıyorum.


ELLE ŞEKİL ÇİZİLİP, YAZI YAZILARAK YAPILAN RİTÜELLER


Geleneksel Vefk ve Tılsım çizimi ritüellerinde kalem ve kağıt vazgeçilmez araçlardır. Çalışmalarda niyetler, amaçlar, rakamlar ve isimler uygun yerlere yazılır.Yaptığım araştırmalar sonucu, kalem , kağıt ile ve elle yapılan çizimlerin, yazılan yazıların, Majinin ana aracı olan insan zihnini son derece pozitif etkilerinin olduğunu keşfettim.

Elle yazı yazmak ve çizim yapmak;

  • Kelimelerle gerçek bir bağ kurmamızı sağlarken, beynin kelimelere odaklanmasına, onları anlamasına ve onlardan bir şeyler öğrenmesine yardımcı oluyor.
  • Daha fazla motor becerisi ve beynin etrafındaki “okuma devresi” denilen halkalar topluluğunu kullanmanızı gerektiriyor. Böylece beyinde buluna birçok alanın etkileşim içine girmesi sağlanıyor.
  • Üzgün ya da stresli olduğumuz zamanlarda fikirlerimizi yazıya dökmek inanılmaz bir terapi yöntemi haline gelebiliyor. Özelikle el yazısı ile yazmak, kendine has bir ritmi olduğu için değişken düşüncelerimizin uyum içinde akmasına yardımcı oluyor.
  • Beynin daha fazla kısmını çalıştırdığı için yaratıcılığı da artırmış oluyor.
  • Beynin duyusal motor kısmını daha fazla aktifleştiriyor. Yazı yazarken ve çizim yaparken çıkan sesleri duymak, yazdığımızı, çizdiğimizi görmek ve kalemin kâğıda yaptığı baskı beynimizdeki birçok duyuyu aktifleştiriyor. Bu duyu deneyimleri, beynimizin farklı bölgelerle etkileşim haline girmesine sebep oluyor ve beynimiz öğrenmeye açık hale geliyor.
  • Washington Üniversitesi fahri profesörü Virginia Berninge, alfabedeki bir harfi yazarken onu parça parça oluşturduğumuzu ve bu üretim sürecinin beyinde duyguları yöneten bölgelerin yanından ve içinden geçen yolları kapsadığını ileri sürüyor.

Bu bulgular bana muhteşem bir keyif verdi, içgüdüsel olarak sürekli yaptığım eylemin (gece mum ışığında yazı yazmamın) son derece faydalı olduğunun ileri sürülmesi, beni motive etti. Kendi yöntemimi yaratmamı, belli konularda çok güçlü faydalar almamı sağladı.


SONSÖZ VE SONUÇ


Kuantum mekaniğini ışığında öğrendiğimiz kadarı ile Maji'yi zihnimiz aracılığı ile yaparız. Geleneksel majikal yöntemler, hatta çeşitle spritüel akımlarda elde edilen başarılar, kişilere, hatta kültürlere göre yorumlanıp o şekilde sunulmuşlardır. Bilginin daha iyiye doğru evrimleşebilmesi için, nedenselliklerinin yorumlanması gerekmektedir.

Vefk ve Tılsım uygulamalarında kullanılan geometrik şekiller, doğduğumuzdan bu güne kadar çevremizin, yaşamın ve kültürümüzün etkisi ile zihnimiz tarafından hafızaya alınıp, çeşitle duygularla anlamlandırılmıştır. Temsil ettikleri objelerin uyandırdığı soyut kavramlara (Güç, enerji, sevgi, bağlılık, dayanıklılık, uyum… vb.) göre kodlanmıştır. Çağdaş reklam sektörü bu anlamları araştırmalar yolu ile bulup, kitleleri, marka değerleri politikasına göre yönlendirmek için kullanmıştır.

Vefk ve tılsım çizimi esnasında kalem kâğıt yardımı ile yaptığımız çizimler, yazdığımız kelime, isim ve rakamlar; yapılan araştırma sonuçlarına göre, zihnimizi gündelik stres ve düşüncelerden arındırarak, öğrenmeye ve daha fazla aktif olarak çalışmaya, pozitif bir zihin durumuna hazır hale getirmektedir. Çağdaş Majinin vazgeçilmezi olan pozitif zihin durumu, geleneksel olarak bu şekilde sağlanmıştır.

Vefk ve tılsım uygulamaları esnasında yaptığımız bu çalışmalar, başlı başına bir majikal yöntem midir? Bu konu tartışmaya açıktır. Fakat zihnimizi Majiye hazırlamak için son derece güçlü bir destek olduğunu söyleyebilirim.

Vefk ve tılsım uygulamalarının arkasındaki nedensellik budur.

KAYNAKLAR




ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Makaleler    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -