722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA
Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Çeşitli İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

TÜM MAJİ SORULARI
10 Şubat 2020
Esmalar (Vedud), zikirler ve alanlar

Merhaba Janus, Islamda Allah'in isimlerinin hepsinin ayri ayri bir anlami ve zikir sayilari var.Bu zikirleri yaptigimiz zaman belirli alanlarla kontaga mi geçmis oluyoruz?ve yapilan bu zikirlerin sayisi gerçekten önemli mi? Siz bu tür zikirleri yapiyor musunuz?Yapiyorsaniz hangi isimler mesela?Bu konuda bilgileriniz varsa ögrenmek isterim.Sevgilerimle.

YANIT

Bunları burada anlatayım… biz de Eğitim dükkanımızdaki sermayeyi kediye yükleyelim? :D Biz bu bilgileri eğitimde veriyoruz sevgili soru sahibi arkadaşım. :)

Şaka ediyorum tabi ki... Yoksa pek de etmiyor muyum? İyisi mi ben genel olarak esmalar hakkında bilgi vermeye odaklanayım, zikir işine ise "mürûr edip geçelim".

Öncelikle majikal tanrılar ve esmaları ayırmak gerekir.

Majikal tanrılar; kuantum ortamındaki dalga boylarının insanların CEMI alanının dalga boyları ile sürekli eksite edilmeleri ile meydana gelen alanlardır. Yani; meraklı 20 kişi toplayarak bir majikal grup kurun, aranızda konuşup belli bir form yaratın, ad takın, onun belli nitelikleri olduğuna inanın, bir sürü ritüellerde envoke edin… artık sizin de grubunuza özel bir tanrınız vardır. (Derslerde bunları detaylı anlatıyoruz.)

Popüler kültürde tetiklenip duran, kötü niyetli film yapımcıları tarafından (öfke ile ağzımdan kaçan sözü “NE sahibi filmciler tarafından” şeklinde düzeltiyorum) çevrilen cinli filmlerle gündemde tutulan tipteki kötücül cinler, kişinin negatif alanı (korkusu) ile kendine özel yarattığı varlıklardır. İnsanları korkutarak para kazanan bu hazretler tam tersi yönde filmler yapsalar, insanların kişiye özel melekleri olacaktır. Yani cin gören, gördüğü cine değil, kendi beynine ve film yapımcılarına (ya da korku romanı yazarlarına) çatmalıdır.

Esmalar ise paganizme göre Müslümanlık öncesi paganist halkların tanrılarıdır. Bülent Kısa’nın yorumu ile (kendi sözleri ile) İslam sonrasında Allah “Aslında hepsi benim” demiştir. Evreni eğer Allah’ın yarattığına inanırsanız bu sözlerde bir hata yoktur.

Ancak evrende -henüz keşfedilmemiş olsalar da- var edici (birleştirici) ya da yok edici (ayırıcı) bazı temel kuvvetler (enerjiler diyelim) vardır. Kuantum mekaniği gereği bu kuvvetlerin kuvvet taşıyıcıları (bozonları) olması şarttır. Esmaların adı ise Kuran aracılığı ile verilmiştir. Yani insanların bir enerjiyi fark etmeden (kollektif bilinç dışı ile) biçimlendirip, bir de ona isim ataması durumu (Kuran, Allah'ın -Yaratıcı'nın- has kelamı ise) esmalara uygun değildir. Kısaca; bize göre esmalar, dalga boyları keşfedilmemiş fotonlar, ya da farklı bozonlar, kısaca temel kuvvet taşıyıcı parçacıklardır.

Bu sözler Yaratıcı’yı temel parçacık konumuna getirmek değil; Yaratıcı'nın “evrenin piksellerini yaratan güç” olarak görülmesi anlamındadır.

Özetle majikal tanrılar çeşitli (belki de güncel yaşama dair) kuantum alanlarının insan beyni (bilinci) ile yapılandırılmış halleridirler; esmalar ise evrensel piksellerin (ya da inanca göre Yaratıcı’nın yaratıcı gücünün “evrensel birim” halinin) yansımalarıdır. (İnançsız kişiler bu cümleleri Yaratıcı kısmını içerikten çıkartarak okuyabilirler. Bakış açılarına bağlı yorumlar farklı olsa da, özdeki bilgi/yapı tektir.)

Önceden Kabala sistemi (yani oradaki tanrı, spirit, dük, prens -gerçekten böyle konumlar var-, baron, vassal, süzeren ;-) ile çalışarak aldığımız sonuçlarla, esmalarla yaptığımız çalışmalarda aldığımız sonuçlar arasındaki büyük başarı farkı, bize esmaların çok güçlü olduğunu yıllar öncesinden göstermiştir. Esmaların alanlarını sürekli eksite eden Müslüman sayısının, Kabalist (ya da farklı sistemlerdeki) büyücü sayısına ezici üstünlüğü düşünülürse esmaların güçlülüklerinin bir diğer nedeni de ortaya çıkacaktır.

Zikir konusuna gelelim.

Esmalarla kontak Müslümanlığın önerdiği gibi zikir ile olabilir (bu konuda bilgi bizim derslerde var; ama netteki İslami sitelerde bilgi olduğunu biliyorum, oralara başvurulabilir). Ancak majisyen denen kişinin, olağan bir müminden farkı, beyninin onlarla anlık rezonansa girecek yapıda olmasında gizlidir. (Majisyenin mümin olmaması gerekmez; bu durumun örneği esmaları dilek için kullanan İslam hocalarıdır.)

“Siz bu tür zikirleri yapiyor musunuz?Yapiyorsaniz hangi isimler mesela?”
Sorunuza “Her baş pehlivanın bir gizli el ense oyunu vardır” sözünden yola çıkarak doğrudan yanıt vermeyeyim ve öğrettiğimiz (eğitimini verdiğimiz) sistemden söz edeyim: İlk bölümde teorik/bilimsel bilgi ile altyapı hazırlıyoruz, giderek ezoterizme geçiyor, 3. bölümde pratiğe ulaşıyoruz.

Ancak hayır; bizim beynimiz zikre gerek duymayacak yapıdadır; yani biz -çok önemli çalışmalar dışında- zikir yapmamaktayız. Biz adeptiz, yapmamıza gerek yok. Eğitimimizde üst düzey kişiler de yapmamaya çalışıyor. Ama kolay bir iş değil.

Esma seçimi ise kişiye özeldir. Sempatizasyon yasası ile (kişiye çekici, yakın, sıcak gelmesi ile) belirlenmelidir.

Yine de benden esma adı isteyen size ve diğer meraklı öğrencilerime bir fısıltı ile “Vedud” diyeyim. Vedud, bizim inancımıza göre benzersiz bir birleştirici güçtür. Kesinlikle öncel evrenden (cennetten) gelir. Bu esmayı celb-i muhabbet için kullanan nice majisyen, matlubu aşık etmeden önce, onunla sürekli karşılaştığını (fizik planda birleştiğini) söylemektedir.

Vedud esması bizlerin “Müslümanlığın yaratıcı tanrısı Allah, İlk Çağ paganizminde Ana Tanrıça / Baba Tanrı eşleşmesinin gelişmiş halidir; çünkü o her iki gerçekliğin aslında TEK/BÜTÜN olduğu (ayrılmadığı) mesajını vermektedir” sözlerimizi doğrular gibidir.

Bu düşünceyi kısaca açıklayayım:

Wadd, Minean kültürünün tanrılarındandır. İsmi “Baba” ya da “Babamdır” ekleri ya da açıklamaları şeklinde birçok yazıtta bulunur ve Baba Tanrı'nın emanasyonudur. Hilal şeklindeki Ay ve Venus sembolü ile betimlenmiştir. Venus, her mitolojide Ana Tanrıça'dır. AY, hem Ana Tanrıça, hem Baba Tanrı'nın ortak sembolüdür. Bu yüzden Wadd, öncel bütünlüğe işaret etmektedir. İsmi “Vav” ve “Dad” harfleri ile yazılır.

Ancak ikonunda (İslami deyişle putunda) ok, yay, kılıç taşır. Oysa anaerkil paganizmde bu silahlar, özellikle kılıç, sakınılması gerekli güçleri teslim ederler. Yani Wadd'ın orijinal içeriği, insan bilinci ile bozulmuştur. Wadd artık özgün Wadd değildir.

[Kabala'da ise ritüel kural olarak kılıç ile açılır. Bunun nedeni Yahweh'in kılıç düşkünlüğüdür.

Tevrat, Hezekiel 21
14 “Sen, ey insanoğlu, peygamberlik et, el çırp. Bırak kılıç iki, üç kez vursun. Bu öldüren bir kılıçtır, Çok sayıda insan kıran, İnsanı her yandan saran kılıçtır.
15 Yürekleri erisin, Tökezleyip düşenler çok olsun diye Bütün kapılarında öldürmek için Görevlendirdim kılıcı. Ah, kılıç şimşek gibi parladı, Öldürmek için bilendi.
16 Ey kılıç, sağa, sonra sola savrul, Ağzın nereye dönerse, oraya savrul!
]

Ardından Müslümanlık gelir. Hilal, Müslümanlıkta da kutsanır. Dikkat buyurun; öncel pagan tanrılar reddedilirken, hilale dokunulmaz. Ay hala çok kutsaldır. Yeminler Ay üzerine edilir. (Bazı batılı yazarlar "Müslümanlık pagandır, Ay tapımıdır" demeye kadar işi vardırmaktalar.) Bu durum nedeni ile Müslümanlığın öncel tanrılara karşı tutum izlemesinin nedeninin, evrensel kuvvetleri özgün yerine taşıma çabası olduğu belki düşünülebilir. Yani yaklaşım, bir yok etme değil, rafine etme girişimidir. Kuvvetler, esmalar adı altında, çok daha gerçek içerik ile yeniden kullanıma sunulmuştur.

Ve Vedud'a gelelim...

Vedud esmadır; yani Allah’ın adlarındandır. Kuran’da “Vav, Dad, Vav, Dad” şeklinde yazılır; eş deyişle Wadd'daki (orijinal) güç ikilenmiş, daha doğrusu Wadd eşleştirilerek "bütünlüğü temsil ettiği" gösterilmiştir. Adedi 20'dir. Yönetici planeti AY'dır. 2 (ve 20, 22) rakamı (722yi anımsayın), Ay ve eşlilik anaerkil paganizmde kutsaldır. Artık Vedud olan Wadd'da kılıç da yoktur! Esmanın anlamı ise -ortak şekilde- hem “çok seven”, hem de “çok sevilen”dir. Yani orijinal yapı güncellenmiş ve isim "sevgi" kavramı kapsamında, öncel evren frekansını taşımaya yeniden başlamıştır.

Ve en önemlisi; Kuran'da Vedud, Rahim esması ile birlikte yer alır.

Kuran, Hudd 11
90 Rabbınızdan bağışlanma dileyin sonra da ona tevbe edin. Şüphesiz Rabbim rahimdir, vedûddur.

Önceki yanıtlarımda değindiğim gibi Müslümanlığın besmelesinde yer alan Rahman, erkeklik enerjisi; Rahim, dişilik enerjisidir. Besmele, bu dinin öncel Ana Tanrıça, Baba Tanrı inancının modern versiyonu olduğunun doğrulayıcısıdır bana göre.

[Bülent Kısa, Allah adı hakkında incelemeler yapmış bir kişidir. Kendisi Allah adının "El Lah" (The god, İlah) olduğunu ve bazı ayetlerde "El Lat" ile geçtiğini; ancak bu durumun Kuran toplanırken Yahudilerce çıkartıldığını öne sürmüştür. Bizim bu konuda kendi araştırmamız olmadığı için sözleri bütünü ile benimsememiz olanaksızdır. Söz konusu bilgiyi sayfanın izleyicisi Bülent Kısa severler için, genel kültür anlamında ekledim.]

Allah ismindeki Dişi/Erkek bütünlüğü inancımız hatalı olsa bile; Allah'ın, sevgi ile ilgisi -pop kültür aracılığı ile şeriat (oruç, kurban, namaz, hac vb.) haline dönüştürülen Müslümanlıkta gölgede kalmış olsa da- çok barizdir. Örneğin Mâide 5:54 Allah ve insanlar arasında sevgi alışverişi çok hoş şekilde ifade edilmektedir ("O onları sever, onlar da O’nu).

Şimdi ülkem maji/okült severlerine serzenişte bulunmak anlamında laflar edeyim:

Maji, asla kompleks bir sistem değildir. Onu kompleksleştirmek, onun kullanım kolaylığını yok etmek, gerçek ile (maji gerçeğin var edilmesidir) insan arasına set çekmek ve majiyi bir avuç bilmişin eline vermektir.

Müslümanlık bu hatayı da düzeltmiştir. Müslümanlıkta izin verilen esma kullanımı basbayağı White Magic’dir.

Yani ülkemizde çok iyi tanınan Müslümanlık adlı sistem kişinin elinin altındayken, Yahudi dinin (ataerkinin) çaktırmadan kafalara implant edildiği sistemler ile zaman kaybetmek ve uyanıkları beslemek ne gereksiz işlerdir. Bu yaklaşımın gerisinde (yer-yer hak verdiğim) İslam korkusundan doğan nefret vardır. (Müslümanlıkla ilgili olduğu için esmalarla çalışamayan birçok öğrencim olmuştur.)

Oysa Müslümanlık, en güzel (gerçek) yerleri benimsenerek, en gerçek hali giderek güçlendirilmelidir. Müslümanlığı ellerine geçiren Işid benzeri ataerkil kafa yapılarına karşı koymanın yegane yolu budur. Kötülük, ancak PE ile durdurulabilir.1

Bu sözlerimin biraz olsun inandırıcı geldiği majisyen arkadaşlar sadece (bir kez daha yineleyeyim) SADECE Vedud ile bile çok hoş bir yaşama giderek, adım adım ilerleyebilirler. E, yahu; maji aslında neden yapılmaktadır tanrı aşkına? En derindeki ana itici faktör mutluluk değil midir? İnsan beyni adlı dar yapı ile saçmalık dolu hedeflere maji yapılacağına (başa daha fazla dert açılacağına), Vedud ile “Yarın daha güzel olsun, yarın daha güzel düşüneyim, yarın beynime PE dolsun” benzeri çalışmalardır keyif, doyum, eğlence, coşku dolu (ve diğerlerine zarar vermeyecek) yaşamaları var edecek olan.

“Bu zikirleri yaptigimiz zaman belirli alanlarla kontaga mi geçmis oluyoruz?”
Evet! Çok doğru bir söz! Alanlardan (QFT) söz ettiğiniz için bizi izlediğinizi düşünüyor, teşekkür ediyorum.

“yapilan bu zikirlerin sayisi gerçekten önemli mi?”
Aprentisler için, evet, çok önemlidir. Fononların (ses vibrasyonunun kuantlarının) vibrate edilmesi (onlara enerji verilmesi) ile ilgilidir.

Şimdi konuyu dağıtayım ve majinin YİNE yanlış yerlere çekilmemesi adına birkaç lakırdı edeyim:

Adept olmanın gerçek anlamı; ona, buna, şu konuya, bu isteğe çalışma yapıp gününü gün etmek DEĞİL; öncelikle HANGİ çalışmanın yapılması, hangi konularda yapılMAMASI gerektiği konusunda bilgi sahibi olmakla ilgilidir. Majikal güç (bir diğer deyişle majikal başarı), SADECE bu bilinç ile celp edilen PE aracılığı ile elde edilir. Diğer insanların alanlarına müdahil olmak -bölmek- anlamına geldiği için NE celp eder. NE ise ilk olarak en kolay ulaşabileceği odağın (kendini davet eden majisyenin) alanlarını böler.

Belli kişilere celp (aşık etme) çalışması, ne yaptığının farkında olmayan bir zombi yaratmaktan farksızdır. Aşk ve seksin büyüsü bir grup içinden (diğer insanlar arasından) SEÇİLMEK ve ÖZEL OLARAK İSTENMEK ile başlar. BU yüzden adeptler belli kişiler için değil, o kişiden elde edeceklerini varsaydıkları mutlulukları verecek bir eş/sevgili/partner elde etmek (ya da genel olarak insanların çoğu tarafından hoş/çekici bulunmak) adına KENDİLERİNE çalışma yaparlar.

Adeptlik, bu bilinçte olmakla ilgilidir.

Özetle; en rantabl majikal çalışma, KİŞİSEL BEYİN ELEKTRİĞİNE YAPILANDIR. Beyindeki alan pozitive edildiğinde kişiye keyif, coşku, heyecan, mutluluk, doyum verecek şartlar (yani doğal kader, ya da cennet ile kuantum entanglement ile bağlı kader) kendi kendine envoke olur. Küçük arzular için çalışıp yorulmaya gerek kalmaz.

Adeptlik bilgeliktir (bu lafı da hiç sevmem);2 ama aslında tek bir çalışma ile malı götürme uyanıklığı, aman pardon, bilgeliğidir! :D



DİP NOTLAR

Bu yaklaşımı çağdaş Atatürkçülerin özgün geçmişimiz olan Osmanlıyı da en güzel yanları ile benimsemeleri ve geçmiş gerçeğimizin hatalı ellere geçmesine engele olmaları gerekliliğine benzetebiliriz.

Her rahat insan, kendi yaşamında bir bilgedir.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -