722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA | TÜM MAJİ SORULARI

Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Farklı İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

SON EKLENEN SORU        |        TÜM SORULAR        |        JANUS'A SORUNUZU İLETİN!        |        ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

14 Ocak 2022
Majisyensiniz, neden zengin değilsiniz?

Saygisizlik etmek istemiyorum ama son bes alti yildir varosta yasadiginizi yazmissiniz. Madem majide bu denli basarili iseniz neden çok zengin degilsiniz? Yoksa zengin mi olmak istemiyorsunuz? (sizi üzmedim umarim)

YANIT

Merak ile –nezaket çerçevesinde- bir soru sormuşsunuz. Tabi ki üzmediniz. Bilakis, yaklaşımınız son derece PE içeriyor. Merak etmekte bir hata yok; nezakette PE var.

Bir düzeltme ile başlayayım: Son beş-altı yıldır değil; son yirmi yıldır varoşta yaşıyorum. :D

Öncelikle belirtmek isterim: Sen nasıl maji yapıyorsun? (Janus'un çalışmaları ve başarı miktarı) başlıklı soruya yanıtımda söz ettiğim gibi zengin olmak ya da bir konut veya araç sahibi olmak için isteğim var, ama çalışmam yok.

Ancak parasal açıdan RAHAT yaşamak için maji yapıyorum.

Başarı (ya da başarısızlık) oranımın nedeni ise üç faktöre bağlı...

1- Öncelikle majikal gücüm bu kadar. :D

Ben hiçbir zaman "çok şahane bir büyücüyüm, Magus'um, şöyle-böyle başarılarım var, kafam kızınca adamı yerle yeksan ederim" demedim… çünkü böyle bir gücüm yok. Tabi ki başarılıyım. Bir eğitmen olarak ortaya fırlamışım; bu konuda eğitimler veriyorum. Sistemler geliştiriyorum. Ancak bu konumda BİLE başarı oranım %70'dir (en şanslı dönemlerde -nadiren- %80'dir).

[Başarı oranı biraz da Manyetik Maji eğitiminde anlattığımız gibi Dünya'nın jeomanyetizması (Schumann Rezonansı) ile ilgilidir.
]

Bizim iddiamız, bu oranın –nereni yırtarsan yırt- geçilemeyeceğidir. Makro yapısı buna izin vermemektedir. Bu durumun gerisinde ışık hızının geçilememesi engeli vardır.

[Huuu, bazı aydın arkadaşlar, sözüm size: Diğer aleme geçenlere sırf Müslümanlığa karşı çıkmak için "Işıklarda uyu" falan demeyin allasen. Ölünce uyuyan yok, onu geç; adamı (kadını) ışık-mışık diyerek (beyinden fotonlar yollayarak) bu bet akıbete ittirmeyin yahu.
]

2- Bütün dürüstlüğümle söylemek isterim, şakalaşma babında ne dersem diyeyim, sahip olduğum gelir benim için ideal miktardır. Ayrıca yaşadığım ve varoş olarak nitelediğim yeri ve buradaki insanları (içinde yetiştiğim kültürden çok farklı kültürü) gerçekten seviyorum. Önceki varlıklı günlerimde yaşadığım ortama dönmek fazla istemiyorum. Bu düşüncelere sahip olmam (bu düşüncelerin beynimde alan olarak yer alması) majikal başarı miktarımı doğrudan etkilemektedir.

3- Yanıtlarımda önceden söz etmiştim. Nasil Zengin Olup Bir Çok Kizla Birlikte Olabilirim ? yanıtımdan alıntı yapayım. (Vakti olanın bu yanıtıma göz atmasını önereyim. Orada pratikte PE celp etmenin yolları bulunmakta.)

"Şimdi yanıtımın ikinci kısmına gelelim. Hacker’lar arasında bir inanış vardır: Onlar sadece cyber değil, meat space’de de eylemin şart olduğuna inanırlar. Bu gerçeği yansıtan düşünceyi de ezoterizme uygulamak mümkündür. Yani ülkülere ulaşmak adına maji yaparken, diğer yandan da pratik yaşamda bazı destekleyici eylemler ifa etmek yerinde bir tutumdur."

Majideki güçlü başarılar DA reelde de çaba gösterilerek elde edilir. Maji ile gökten altın yağmaz.

Bu konuda kısa bir anekdot vereyim. Geçmiş yıllarda elime bir materyalizasyon (altın elde etme diyelim) çalışması geçti. Çok ilginç bir çalışmaydı. Koşarak Bülent'e (Bülent Kısa'ya) gittim ve heyecanla fikrini sordum. Yanıtı kısa ve netti. "Deneme bile!" dedi; çalışmaya en küçük bir ilgi göstermedi. : )

Ben bu günkü gerçekten rahat yaşamımı (ki, gelirim birçok kişiye kısıtlı gelebilecektir) değim yerinde ise "havadan" (fazla çabalamadan) elde etmekteyim. Meat Space'de fazla çabam yok. Bu seçim, %80lik başarıları engelleyicidir.

[Biraz daha detay vereyim: Sadece canımın istediği konularda çabalıyorum (çabasız olmaz). Bu şartlar nedeni ile çoklarına dar gelirli olarak görünsem de, pek çoklarına göre rahat yaşıyorum. Ancak meat space'de de çabalasam (örneğin bugün eğlenerek, ama az kazancı göze alarak yaptığım iş yerine, gözümü kızdırıp çok para kazanableceğim üniversite eğitimim konusunda çalışsam), bir de maji yapsam tadından yenmez gelirler elde edebilirdim. Bu alternatifi seçmiyorum. "Ben zorlanırken eğleneyim de (para kazanmak için KENDİ SEÇTİĞİM, arzuladığım, yapıma uygun alanda zorlanayım da), varsın fakir olayım" diyorum.

Bu noktada bana "Hah, sanki biz demiyoruz. Ama evde hanım, çoluk, çocuk ekmek beklerken kendime uygun ama az kazançlı işi nasıl seçecekmişim? Sen bana bir bunu anlat!" diyeniniz boldur. Ben de yanıt olarak "E, güzel arkadaşım; haklısın da, sen bunu çoluklu-çocuklu hayatı seçerken düşünecektin. Ben kafama göre takılma şıkkını seçtim; sen aile, çoluk çocuk gibi bir güzelliği seçtin" deyiveririm. Seçimi yaparken dikkatli olmak lazım. ;-)
]

Müslümanlık bu konuyu (gerçeği) "bereket" kavramı ile ifade etmiştir. Bereket kavramı batı kültürlerinde de yer alır; ama bence anlamı Müslümanlıkta daha bir derindir (reeldir). Bereket, batıda bolluktur (bol olmakla ilgilidir); ama Müslümanlıkta bereket, miktar ile ilgili değil, miktarın verdiği rahatlıkla ilgilidir. Ben, bu kısıtlı şartlarımda –gerçekten en çok kendimin şaştığı kadar- rahat bir yaşam sürmekteyim.

Ancak biraz kendime insülin iğnesi batırayım: Bir evim olsun isterdim. Geçmişte sahip olduğum evleri (bir tanesi 1. Levent'te, iki buçuk katlı bir villaydı) satmamış, paraları çar-çur etmemiş olmayı isterdim. Eğer bu gün genç olsam, eski varsıl halime dönsem, yapacağım çalışma daha zengin olmak, ya da sahip olduklarımı korumak değil, akıllı olmak hakkında olacaktır. Bu seçim (çalışma biçimi) daha kısa yoldan, daha genel anlamda koruyucudur.

Ancak eğer yeterli PE miktarım olursa ve de bir ev/araç sahibi olmak benim için hayırlıysa, tanrım bana bunları ihsan edecektir.

Durduk yerde bir konut sahibi olmamı sağlayacak majikal gücüm ise yok. Bence bu güç kimsede de yok. Ben (Bülent Kısa dahil) tanıdığım hiçbir majisyende böyle bir güce tanık olmadım. Kimseyi öfkeden tepindirmek istemem ama çevremde söylendiği (ya da kendi iddia ettiği) kadar güçlü majisyen zaten görmedim. Her zamanki sözümü yinelememe izin verin: Para karşılığı maji yaparak HAYATLARINI KAZANAN kişiler, acaba neden diğerleri yerine kendilerine çalışma yaparak aynı geliri etmemektedirler? Bana sorarsanız para karşılığı majikal servis verenler, majikal alanda başarısız olduklarını cümle aleme istemeden ilan etmektedirler. Bu sözlerimin gerisinde derin ezoterik bilgiler değil, basit mantık vardır. Paraya doğrudan (kendi için) sahip olabilecek adam, başkasına servis vererek elde etmeyi seçmez. :D

Majisyenler –bazı olağan kişilerin düşündükleri gibi- ürkütücü karakter DEĞİLLERDİR. Kimisi ağır palavracıdır; gücünün kaynağı, bu palavralarla korku yaratmak ve yarattığı korkudaki NE ile alana girmektir. (Bu tip arkadaşlara bir hatırlatma yapayım: "Şeytan'ile dans eden, ilk figürlerde ayağının kırılmasına hazır olmalıdır.") Kimisi ise bizim gibi "doğal aczini" efendice kabul eden, "Dostlar sizden farkım sadece sizin bilmediğiniz bazı pratikleri bilmek, daha da fazla beynimi kullanmayı öğrenmektir, başka numaram yok. Ha, şu da var: Sık sık da fosluyoruz" diyen kişilerdir.

Şimdi biraz teorik takılacağım.

Maji ile han/hamam sahibi olamazsınız. Ama maji ile, doğru maji ile (Beyaz Maji ile, yani diğer kişilerin alanına girmeden yapılan çalışmalarla) elinizdeki geliri SİZE en hayırlı miktara ulaştırıp, bereket adlı sihirli ortamı var edip, rahat yaşayabilirsiniz. Bu "sihirli" olarak ifade ettiğim ortam, gerçekten bir gariptir. Dinsel literatürde "Küpte unun, çömlekte yağın bitmemesi" şeklinde ifade edilir. Gelir miktarı göz alıcı olmasa da, kişi garip şekilde nice zenginden daha keyifli yaşar.

Kimilerine göre bu durum bir çeşit "kendini aldatma"dır. Olabilir tabi ki, ama ne keder? Pek çok insan pırıltılı ortamlarda, beyindeki NE yüzünden sıkıntı içinde yaşamaktansa, daha mütevazi şartlarda, beyindeki PE yüzünden keyifli olmayı yeğler. Bu seçişte bir hata yoktur; KİŞİYİ MUTLU EDEN ŞARTLAR DEĞİL, BEYİNDEKİ PE MİKTARIDIR.

Bu nedenle majinin doğru kullanımı ile kişi az biraz mangiz kokozu olsa da, hey-hey-de-hey-hey, bam-bum-da-bam-bum yaşayabilir.

Şimdi maji ortamına göre zındık bir soru sorayım: Peki bu eğlenceli kaderi acaba maji mi (majikal yöntem ve majikal güç mü) vermiştir, yoksa çekilen ve PE denen bir tarafsız enerji mi?

Bence hiç biri! :)

Bu durumu veren, DOĞRU MAJİ YAPMAYA SOYUNAN BEYNİN, BU GÜZEL SEÇİMİ İLE TANRIYA YAKLAŞMASI VE DE TANRIYA YAKLAŞMASI İLE TANRININ İHSANINA ULAŞMASIDIR.

PEden başka şey yoktur diyoruz… Doğru!

Peki PE nedir kardeşler?

Hemen yanıt gelsin: PE, tanrının radyasyonudur.

Bu yüzden PE çeken kişi, aslında bir şey çekmemiş, sadece tanrı denilen Ana Alan ile (uzak kaldığımız evimiz/yuvamızla) rezonansa girmiş ya da daha dinsel söylemle tanrıya bağlanmıştır.

Peki bu kadar lafı niye ettim? Şu nedenle: Majikal çalışmaların başarısının temelinde/gerisinde Ana Alan'a kontak vardır. Ana Alan ile kontak olmayınca hiçbir sonuç almak mümkün değildir.

Bu nedenle Kara Maji YOKTUR. Kara maji, NE taşıyan beyinlerin, benzerleri ile kendi kum havuzlarında itiş-kakışıdır sadece. Ancak o kum havuzunun kumları aslında "titreyen kumlar"dır. An gelir, adamı içine -tıpkı bir bataklık gibi- çekiverirler.

Beyaz Majisyen aslında sırtını tanrıya yaslamaktan başka pek de bir şey yapmaz. Doğru düşünür, doğru çalışmalar yapar, BÖYLECE (doğru seçimleri ile hem ürettiği, hem envoke ettiği PE ile) tanrı ile senkronize olur ve ihsanları alır. Sonra da "Aman ne de güçlü majisyenim" de diyebilir. :D Oysa o alan ile senkronize olan herkes ihsanları alır ve müminleri kıracak olabilirim ama, o ihsanı almak için tanrının varlığına inanmak bile gerekli değildir.

İman, kişiyi rahatlatır; tanrıyı değil. Tanrı gibi düşünen (erdemli olan, beyninde hem kendinde, hem bir o kadar da çevresinde keyif ve rahatlık yaratabilen) HERKES Ana Alan ile kontağa geçeceği için ihsanları alır. Ana ihsan ise rahatlıktır. Rahat olan beyin, HER ŞARTTA keyifli hayatlar sürer.

Ancak yanlış anlaşılmak istemem: Zengin olmayı, çok zengin olmayı istemekte ve bunun için maji yapmakta EN KÜÇÜK BİR HATA YOKTUR. Anlattığım seçimler bendeniz eğlence düşkünü1 tembel Jan'ın seçimleridir. NE içermeyen her seçim iyi, doğru ve güzeldir. PE sahibi bir kişi, eğer tek isteği bu ise, Karun kadar zengin olmak için de maji yapabilir. Sahip olduğu PE miktarı, meat space eylemlerine katılım ölçüsü ve majikal gücüne göre bu sonucu yakalayabilecektir.



DİP NOTLAR

Şakalaşma babında "eğlence düşkünü" olarak nitelediğim özelliğim, anaerkil ezoterizme geçmem sonrasında elde ettiğim ve "hayatı gerektiğinden öte ciddiye almama" biçiminde özetleyebileceğim–bize göre- bir "farklı erdem"dir.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -