722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA | TÜM MAJİ SORULARI

Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Farklı İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

SON EKLENEN SORU        |        TÜM SORULAR        |        JANUS'A SORUNUZU İLETİN!        |        ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

19 Ocak 2022
Bülent Kısa ve majide ampul patlatması

Bülent kisa'nin kitaplarini okurken bir bölüm dikkatimi çekmisti. Kisaca majikal çalismalar yaparken açiga çikan enerji(?)den dolayi ampule para yetistiremedigi yaziyordu. çünkü sürekl sanirim evindeki ampuller patliyormus. Majikal çalismalarin bu denli fiziksel tepkileri oluyor mu, senin bu konuda yasadigin bir ani var mi acaba?

YANIT

Açıkçası yirmi senelik (belki de daha fazladır) arkadaşlığımız boyunca (düzelteyim; bu sürenin bir kısmında öğrencisiydim) bana böyle bir şeyden söz etmedi. Ancak Bülent kendi hakkında gülerek "Hepimiz ayak üstü onlarca yalan konuşan insanlarız" dese de, dürüst bir insandı. Yani böyle bir şeyi yazmışsa olay gerçektir.

Fakat hayır; artık rahatlıkla "elli yılı aşkın" süredir diyebileceğim majikal yaşantımda tek bir kere ampul patlatmadığımı söylemem gerek. :) Dahası; arkadaşlarımdan da böyle bir olay yaşadıkları hakkında bir söz duymadım. Altını çizmem gerek, aralarında benden iyi (güçlü) majisyenler vardır.

Bülent çok güçlü bir majisyen miydi? Bunu kendinden başkası pek bilemez. Çevresinde bu düşüncenin gerçek olduğuna insanı inandıracak bir algı örgüsü vardı. Ancak bundan önceki yanıtlarımda defalarca ünlü Kabalist ve Golden Dawn Magusları için söylediğim sözü yineleyeyim: O kadar güçlü ise neden şahane bir hayatı yoktu? Onu çok, ama çok yakından tanıdığım için rahatlıkla sorunsuz bir hayatı olduğunu söyleyemeyeceğim.

Bana "Kimin sorunsuz hayatı var ki?" diyecek kişiler olabilir… hemen yanıt veriyorum:

Bizim var.

Sizleri sözlerimin doğruluğuna nasıl inandırabilirim ki sevgili arkadaşlarım? İnancımızda yemin ciddi bir iştir. Dakika başı edilmez ve ağırlığı vardır. Sözlerimin gerçeği yansıttığına yemin ediyorum. Bu güzel hayata anaerkil ezoterizme geçtikten sonra sahip olduğumu da belirtmek isterim.

[İki noktaya dikkat çekeyim: İlk olarak tabi ki Cennet'te yaşamıyoruz; tabi ki yaşamımızda sorunlar var. Ancak bunlara sorun demek doğru değil, hepsi de pürüz. Genelde "Çok mutuyum yahuuu" dedirten vibrasyonlarla haşır-neşiriz.

İkinci olarak belirteyim: Buraya gelmek kolay değildi. Başarısızlıklarla dolu bir süreç sonrası ilerlemeyi öğrendim.

Değişim için zaman vermekten ve hata yapmaktan korkmayın. Süreçte yılmayın ve bezmeyin. Eninde sonunda damla-damla, adım-adım değişim başlıyor ve güzellikler katlanarak artıyor. En zoru, en baştaki yıllar… Ve biliyorum ki, ben daha emekleyen bir bebeğim. Genç olsaydım, geleceğimde inanılmaz güzellikler olacaktı. Bu şansı yitirdim.
]

Yine de dikkat edin: Bülent kadar güçlü bir majisyen olduğum benzeri bir düşüncem/iddiam yoktur.

Demek istediğim şudur: Ben, öncel kötülüğüm, ardıl kel/kör majisyenliğimle (ancak doğru çalışmalarla) kendimce "çok, çok güzel" diyebileceğim bir hayata ulaştımsa, varın gelin siz –nice olağan "doğru-dürüst" insan- neler yapabileceğinizi öngörün.

Konu açıldı; sorunuzu biraz mihrakından kaydırayım ve farklı alanlarda iki lafın belini kırayım; ampul patlatma konusuna sonra gireyim.

Majiyi temelde, en-en temelde, ne için yaparsınız? Tabidir ki mutlu bir hayat için. Bu yüzden bize göre mutlu (olağan insanlarınkinden farklı, daha pozitif, daha sorunsuz) bir hayatı olmayan majisyen –ister Golden Dawn'ın capo di tutti capi'si olsun, ister adı duyulmamış olsa da dünyanın en bi' Grand Master Magus'u olsun, benim gözümde başarısızdır.

Bizim açıdan başarısızlık olarak nitelenen durum nedeni ile iki önermede bulunayım:

1- Beyin elektriğinin pozitif olması, insana maji ile elde edilebilecek güzel kaderlerden bile daha iyisini verebilir. Bu –yok Goldan Dawn'cı, yok bazı Kabalist- adamlar bet beyin elektrikleri ile sabahtan-akşama dek kendilerini yırtsalar da, hatta yırta-yırta maji ile her istediklerini yapsalar da, elde edecekleri sonuç yaşamakta oldukları berbat hayat olacaktır.
2- Doğru çalışma yapmayı bilmek çok önemlidir; bu bilgiyi beyindeki PE verir. Canının her istediği şey için şıp diye büyü yapmaya soyunmak Magus olmak değil; (eğer "acemi" bilgiyi henüz sindirememiş demekse) aceminin önde gideni olmak anlamındadır.

Bizler eğitimde iki önemli yönlendirme yaparız:

1- Başarılı majisyen olmak için ÖNCELİKLİ şart PEdir.
2- Maji ile şahane bir hayat elde etmek için çalışılacak ÖNCELİKLİ konu MAJİ İLE KENDİ beyin elektriğini pozitive etmektir.

Bu sözlerime şöyle bir örnek vereyim: Diyelim yaşadığınız mekanda veya iş ortamında Allahın cezası herif (ya da hanım) var, sizin canınızı sıkıyor. Magus denen nice kişilik hemen onu durdurmak, hatta belki de ortadan kaldırmak için çalışma yapar.

Bizler ise –çok dikkat buyurun- adama maji yapmaz; KENDİ beynimize Vedud çalışması yaparız.

[Magus olmak gibi katre bir iddiamız ve de arzumuz da yoktur. Bizler gizemli, güçlü, ürkütücü büyücüler değil; evrende var olan bir enerjiyi güzel bir hayat elde etmek için kullanmayı BİR ÖLÇÜDE öğrenmiş adamlarız. Ederimiz, değerimiz bu kadardır. Ben biraz daha kendim için ileri gideyim: Kimi farklı konularda bazı öğrencilerimin beni geçtiğini görür, bu haberi önce koşup onlara yetiştiririm. Biz üstünlükten hiç anlamayız, bundan da zerrece hoşlanmayız; herkes, öğrencilerim dahil, bir yerde diğerinden öndedir.
]

Standart okült ortamda küçümseme, hatta belki de alay dolu kahkahalarla karşılanacak bu yaklaşımın nedeni o kadar komik olmadığı gibi, sağlamdır… çünkü bilim (kuantum mekaniği) çıkışlıdır. Kuantum bilimine göre madem ki gerçeklik kişisel bilinç ile meydana gelir; o zaman o can sıkan hazreti var eden, KİŞİNİN KENDİ bilinç dalgaboyudur. Bu nedenle beyindeki negativiteye neden olan alan Vedud ile iyileştirilirse, Allahın cezası herif (ya da hanım) ile can ciğer kuzu dolması olma olasılığı bile vardır.

Bu kadar basittir denklem.

Bülent'i tüm kalbimle tenzih ederim: Büyük Maguslar diye kakalanan –ona buna lanetleme yapmayı pek seven- asıl Allah'ın cezası herifler, bu kadarcık şeyi bilmemekte, ya da akıl edememektedirler. Bu adamların yolundan giden majisyenler canlarını sıkan tipleri elemine ederler belki… ama bu süreçte çektikleri NE ile kısa sürede (kimi zaman hayatın farklı alanlarında) o adamdan daha kralını başlarına sararlar. Bundan kaçış olmadığını artık bilim –kanıtsız, mesnetsiz okült laflarla değil- matematik formüllerle ortaya çıkartmaktadır.

Şimdi asıl sorunuz olan "çalışmada ampul patlatmaya" geleyim:

Evet; böyle bir sonuç yaşanabilir; ancak bunun nedeni birlikte çalışılan (majikal söylem ile envoke edilen) esma, ya da tanrı adı (bize göre bozon veya spesifik olarak foton adlı tam spinli bozon) DEĞİL, beynin telekinetik gücüdür. Yani –bana göre- Bülent çalışırken ampullerini majikal ortamda yaptıkları ile değil, beyninin teleknetik gücü ile patlatmıştır. Farklı bir söyleyişle; maji yapmazken konsantre olsa, ampulü yine patlatacaktır.

Ancak şurası çok önemli: Telekinetik güç, yüksek gama dalgası üretmekle var olur. Gama dalgası beynin elektrik gücü olduğuna göre, orada manyetik alan da vardır.

[Fizik bilimine göre her elektrik akımı, manyetik akım ve alan da yaratır. Manyetik alanı göremesek de gücünü ayaküstü yapacağımız bir deney ile hissedebiliriz. Alın elinize iki mıknatıs, bunların ters değil, aynı kutuplarını birbirine yaklaştırın ve ortada gözle görülür bir şey olmadığı halde mıknatısları birbirinden öteye bir şeylerin nasıl ittiğini kendiniz görün.
]

Gama dalgalarının neler yapacağını eğlence ortamında izlemek için size 1978 yılı yapımı olan Medusa Touch adlı kült filmi hararetle öneririm. Orada EEG cihazının nasıl çıldırdığı ve bu durumun ürkütücü sonuçları çok güzel (tabi ki Hollywood palavrası yüklü) şekilde anlatılmaktadır. (Filmin tanıtım afişine buradan bakabilirsiniz.

Bu nedenle Bülent'in çalışma sırasında çok yüksek gamaya çıkabildiği, aynı nedenle de çok başarılı bir majisyen olduğu varsayılabilir.

Peki bu güçte (bizim ulaşamadığımız güçte) gamaya sahipse, neden o kadar da sorunsuz yaşamamıştır? Sözlerim birer iddia değil, araştırmalarımıza dayalı kişisel düşüncelerimdir: Bunun nedeni kimi zaman –yine bize göre- negatif olarak nitelenecek çalışmalar yapmış olmasıdır.

Ama durun; Bülent'in kimseye lanetleme yapmadığını çok iyi bilmekteyimdir. Önceden yazdım; grup lideri, bir kişinin ortadan kaldırılmasını istediğinde, ona karşı çıkıp adamla papaz olduğuna ben şahsen tanığım. Ona boşuna "Altın kalpli kara büyücü" denmemiştir. Ancak evet; bazı hanımefendilere –bizim ekolde- onaylanmayan çalışmalar yaptığına da tanığım.

Canım arkadaşım hakkında bu sözleri etme nedenim; majisyenleri özellikle karşı cinse -ya da eşcinselseler aynı cinse- maji YAPMAMA konusunda uyarmaktır. Eminim ki Bülent birden yanıma gelse, o güzel kalbi yönlendirmesi ile bu sözleri etmemi onaylayacaktır.

Majikal çalışma ortamında üretilen gama, aprentislerde bile telekinetik sonuçlar yaratacak olabilir. Örneğin popüler olan PSI Ball çalışmalarında öğrenciler sağdan soldan tık, pat, çıt, çat sesleri geldiğini sıklıkla söylerler. Bazı fal sitelerinde "Konsantrasyonunuz sırasında çevreden gelen seslerden kaygı duymayın" benzeri sözler vardır.

Özetle, ampulü patlatan da, sesi çıkartan da, davet edilen (majide kullanılan) bozon DEĞİL, beynin gama dalgasının gücüdür. Ancak bu güç tabidir ki majikal çalışmada kullanılan yegane argüman olmasa da; en işe yarar unsurdur.

Şimdi de –yine Bülent ve çalışmalarını tenzih ederek- kendi deneyimlerimden söz edeyim. Beni sürekli izleyeneler eski bir bet herif, eski bir "gerçek satanist" olduğumu ve bu yüzden her şeyimi (çok şeyimi değil, değer verdiğim her şeyi) yitirdiğimi bilirler.

[Bana göre ülkemizde kendini satanist olarak görenler, benim çok uzun yıllar önce yurt dışında ait olduğum gruptaki gibi –bence gerçek- satanistler değillerdir. Ülkemin satanistleri –tanıdığım kadarı ile- senin, benim gibi iyi yaşamayı isteyen; çıkış yolunu onlara iyilik diye dayatılan Yahudilik undelerine bulamayan, "iyi dedikleri, iyi değilse; kötü dedikleri iyi olmalı" düşüncesini benimseyen, yani aslında bal gibi iyiliği arayan kişilerdir.
]

O kötü günlerimde üzerimdeki negatif enerjinin bazı telekinetik yansımaları olurdu. Bir defasında bir yılbaşı partisinde çam ağacının ışıklı süslemelerini prize takmam istendi. Bir şeye çok öfkeliydim. Fişi prize taktığım anda elektrikler kesildi. Işıklı süsün ampullerinin bazıları erimişti. Yine bir defasında da evde yalnızdım… yine çok öfkeliydim ve kafamda lanetleme çalışması planlıyordum. Bardaki şampanya şişesi patladı. Anaerkil ezoterizme geçtikten sonra patlayan, çatlayan bir şey olmadı… Ona-buna öfkelenme huyum da kalmamıştı zaten.

Bu itici olaylara değil, lütfen şu noktaya dikkat edin: Bu kadar kötü bir ortamdan gelen ben, bu gün, yukarıdaki gibi –yemin edecek kadar- güzel (bence olağandan farklı) bir hayata ulaşabildim. Bendeniz; kendini kötü, ya da kadersiz şekilde niteleyen insanlar için reel bir umut kaynağı olabilirim. Bu değişimde (izninizle başarı diyeceğim) majinin, doğru kullanılan majinin, rolü büyüktür.

Yani ağır NE taşıyan her beyin (bilinç) için böyle bir şans vardır… hatta adı geçen kişi maji yapmayı bilmiyor, ya da bu konuya ilgi duymuyor olsa bile...

Çözüm basittir ve ortadadır aslında. Gizli okült gruplara girip, benzersiz sırlı bilgiler peşinde koşmaya gerek yoktur; hatta çözüm çok kişi için can sıkacak kadar sıradandır. Bilirim, basit olan ataerkl kültürde değersizdir. Ama söyleyeceğim basit yol, hala da "kesin çalışan" TEK yöntemdir.

Yöntem dört şıktan oluşur:

  • İnat ve ısrar ile erdemler adlı yol haritalarını izlemek,
  • Korkulan şeyleri bulmak, korkulduğunu kabul etmek ve sakinlikle o şeyi –strese girmeden- yapmaya çalışmak,1
  • Öfkeyi alt etme konusunda çabalı ve kararlı olmak,
  • Elem, hüzün, kasvet, huzursuzluk, endişe, tasa, kaygı verici her şeyden uzak durmak.
Örnekler:
  • Kült filmler2, sanat filmleri diye dayatılanlar dahil sinema filmleri,
  • Edebiyat şahaseri diye dayatılanlar dahil romanlar,3
  • Sanat eseri diye dayatılanlar dahil tüm çirkin şeyler,
  • Eskimiş, pejmürdeleşmiş, tahrip olmuş şeyler,
  • İnsanları çirkin gösteren karikatürler,
  • Instagram harici pek çok sosyal medya sitesi vb.

Yöntemi iyice bir özetleyelim:
- Erdem denilen şeyleri sev, karakterine al, bunları İSTEKLE (tercihen zevk alarak) realize et.
- Korktuğun şeyi sapta, kendini fazla zorlamadan, ama kesinlikle kararlılıkla bundan kurtulmaya çalış.
- Olabildiğince (mümkünse hiç) az öfkelen.
- Çevreni (evini, iş yerini, aracını, masa üstünü, giysilerini vb.) fiziksel güzellikler ve estetik değerlerle sar.4

Biliyorum; basit olsa da pek kolay değil. : ) İşte maji, bu zorlu metodun görece kolay realize edilmesi için destek olabilir. Bu yüzden herkese "Majiyi yanlış tanımayın ve PE adına maji öğrenin" demekteyiz.



DİP NOTLAR

Ataerkil moda söylemi ile "Ben bunu yaparımmmm" deyip sonra foslayacağına; "Ben bunu yapamayabilirim, hemen yapabilirim de tabi ki… Ama başta başarılı olmasam da çok çok doğal bu... Tabi ki yeniden deneyeceğim." diyerek çabalamalıdır.

Kendimle çelişmeyeyim, Medusa Touch da bu listeye dahildir. ;-)

Kendi yazdığım "1898 Yılından Beri - Sıradışı Bir Hikaye" adlı romanım ve "Tutsak Evren ve Sınırın Ötesi" adlı araştırma kitabım da bu listeye dahildir. ;-)

Hele bir de kendini daha güzelleştirmeye çalışırsan, yöntem tadından yenmez hale gelir. :)


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -