722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA | TÜM MAJİ SORULARI

Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Farklı İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

SON EKLENEN SORU        |        TÜM SORULAR        |        JANUS'A SORUNUZU İLETİN!        |        ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

7 Şubat 2022
Merak ettiklerim (Majinin doğası, çalışma şekli)

Janus merhaba, yasim ve bi yerde çok tecrübem olmamasi maji konusunda beni daha çok zorluyor ve emek istiyor bu yüzden sizden ricam siz bu yola ne zaman ve nasil basladiniz sizi rahatsiz etmeyecek sekilde anlatabilir misiniz? Bir de önerebileceginiz kitap vs. varsa yazabilirseniz sevinirim

Hazir size yaziyorken birkaç bir sey daha sormam sizi rahatsiz etmez umarim. Neden bir seyi çok istersek olmuyor da bosvermislik haliyle yani olsa da olur olmasada seklinde bi düsünce yapisindayken gerceklesme olasiligi yükseliyor?

Sizce göz okumada gördügümüz seyler ve bizde olusan düsünceler karsi taraf bilmese bile bir sekilde tarotta oldugu gibi onu etkileyebilir mi? Umarim sorumu anlayabilmisinizdir. Simdiden tesekkürler :")

YANIT

Bu ne çok soru? :) Her neyse… En baştan, yani ilk sorunuzdan başlayalım.

" sizden ricam siz bu yola ne zaman ve nasil basladiniz sizi rahatsiz etmeyecek sekilde anlatabilir misiniz?"
Maji hayatımı, çocukluğumdan başlayarak en detaylı anlatımla Majikal Geçmişim linkinden öğrenebilirsiniz. Ancak bu hikayem size önerebileceğim bir yol değildir; çünkü içerikte onlarca hata ve bu hatalar yüzünden aldığım darbeler vardır. Ayrıca, herhangi birinin yaşamını örnek almak -bana sorarsanız- fazla iyi bir yöntem değil.

Aslında sizin sorununuzun (ya da sorunuzun) kapsamını da tam anlamadım. Majide genelde bir sistemi seçersiniz ve o yolda çalışmaya başlarsınız. Pratik yapmak işin temelidir. Diyelim balerin olmak istiyorsunuz. Bunun için önce elinize kitaplar alıp, teorik bilgiler edinmek diye bir yöntem izlemezsiniz. Hemen bir bale okulu veya kursuna gider, kayıt olur, derslere girer, yani pratik yapmaya başlarsınız. Maji de böyle bir iştir. Yöntemi seçersiniz (kursa kayıt olursunuz) ve pratiğe başlarsınız.

Seçeceğiniz yöntem tabidir ki çok önemlidir. Doğal olarak ben bizim yöntemi seçmenizi ve bizden Adept Majisyen eğitimi almanızı öneririm. Başka bir yöntem önersem, kendi kendimle çelişmiş olurum. Sanılanın aksine, eğitimlerimiz içinde temel olan (görece basit olan) Adept Majisyen eğitimidir, Manyetik Maji değil. Ancak bana "Yeterince param yok"; ya da "Programı inceledim, beğenmedim" diyebilirsiniz. O zaman size "Spesifik olarak reel sorular sorun, buradan sizi yönlendireyim" diye yanıt veririm.

Mesajınızda "zorlandığınızdan" söz ediyorsunuz. Acaba çalışmalar sizi sıktığı için, çalışmaya başlamakta mı isteksizlik gösteriyorsunuz? Yoksa istediğiniz başarı oranını yakalayamadığınız için düş kırıklığı içinde olmak mı sizi zorlamakta? İlk seçenek doğru ise, ne yazık ki yapılacak fazla bir şey yoktur. Maji; HER GÜN en az yarım saat, beynin ful kapasitesi ile zorlanmayı gerektirir. Bu hiç, ama hiç kolay bir şey değildir. Eğer bu iş size zor geliyorsa… ne diyebilirim ki? Ama makroda pek çok şeye çözüm vardır. Bu yüzden böyle bir zorlanma içindeyseniz eğitim süresini uzatmayı seçer, reel başarılara ulaşmayı biraz ileriye itekler, çalışma sürenizi düşürür, ama olaydan kopmazsınız.

Sorun (yani zorlanma nedeniniz) arzuladığınız elde edişleri yakalayamamak ise bunun su gibi doğal bir şey olduğunu söyleyebilirim. Sakın moralinizi bozmayın. Maji çok zor bir iştir. Eğer kolay olsa, kısa sürede herkese yayılır, her insan istediğini elde edi-ediverir, dünyada sıkıntı, sorun, dert kalmazdı. Çevrede majisyenim diye kendini sunan kişilerin pek çoğu kendi başarıları hakkında aşırı iyimser ;-) kimselerdir. Hayatı sorunlarla dolu olan bir kişinin başarılı bir Magus olması –siz kendinize sorun- mümkün müdür? Ama büyücülük çevrede öyle bir gerçekdışı (Orta Çağ mantığı ile) gezmektedir ki, insanlar bu gerçekdışı sözlere inanmakta, ümitle bu alana girmekte, sonra her yalana inanan gibi düş kırıklığı içinde ortamı terk etmek zorunda kalmaktadırlar. Balerin olmak gibi, majisyen olmak de kolayca ulaşılacak bir konum değildir. Çok bilgi elde etmekten çok, çok çalışmak ile elde edilir. Dahası; en iyi okula kabul edilen bir yetenek, bale okulundan mezun olduktan sonra Devlet Opera ve Balesinde kabul edilse bile, daima coprs de ballet (arka grupta dans eden dansçı) olarak kalabilecektir. Bu da büyük bir başarıdır.

Demek istediğim şudur: Majide en fazla maji yapmayı sevenler başarılı olurlar; sonuca erişmeyi ihtiraslı şekilde isteyenler değil. Çalışmaları seviyorsanız mutlak olarak ilerlersiniz; bu makrokozmik bir yasadır. Belki prima ballerina olamazsınız, hatta belki corps de ballet bile değil; ama hala da balerinsinizdir.

Çalışmaları sevmek, her gece dalga fonksiyonuna geçmeyi sevmektir. Evet efendim, çalışırken gerektiği kadar yoğunlaşabilirseniz, dalga fonksiyonundasınızdır. Evreniniz ya da gerçeklik –tıpkı uykuda, rüya görmekte olduğunuz süreçlerdeki gibi- sizin için dağılmıştır. Dalga fonksiyonunda olmayı sevmek, orada çeşit çeşit enerjilerle, alanlarla, varlıklar denilebilecek oluşumlarla halvet olmaya bayılmaktır. Orası sizin oyun bahçenizdir. Eğer beyin elektriğiniz pozitif ise onlarca size yardım etmeyi seven arkadaş, derdinizi dinleyip, istediklerinizi elde eteniz için çabalamaya hazır ve nâzır beklemektedir. Siz de onlara bir selam çakar, ardından ciddileşir, daha bir toparlanır, onlara derdinizi anlatır (imajinasyon yapar), sonra gerisin geri, bedeninize dönersiniz. Majisyenler için bu süreç hem son derece eğlenceli, hem de –dikkat buyurun- DİNLENDİRİCİDİR. Evet, beyin ciddi ölçüde yorulmuş olabilir… ama ruh, çalışma sürecinde dünyadan kopmuş olduğu için, gerçek evrene dağıldığı için, sorunlar diyerek kafasına taktığı bir sürü gereksizlikten bir süreliğine de olsa arındığı için farklı bir hafifleme içindedir. Biri sürü insan meditasyonu över. Haklıdırlar… Baba Tanrı'nın farklı versiyonu olan Şiva'nın kutsal yöntemidir meditasyon. Ama sormak isterim: Majide de bir çeşit meditasyon (dağılma) yok mudur? Benim karşıma geçip "yoktur" diyenlerin valla kalbini kırarım. :DD

Yani çalışın… ortamı sevin… bekleyin. Elde edememek (coprs de ballet değilse bile, balerin olamamak) diye bir olasılık yoktur. Hem de prima ballerine olma şansı dahi hep mevcuttur.

" önerebileceginiz kitap vs. varsa yazabilirseniz sevinirim"
Eskiden Regardie'nin kitaplarını öneririm. Artık kesinlikle vazgeçtim. Çok af edersiniz, alçakgönüllü olmayacağım, bizimki gibi bir eğitim varken Allahın Kabalisitinin peşine takılın diyecek değilim. Eğer "Bir çalışma bulayım, onu yapıp-yapıp şıp diye istediklerimi elde edeyim"cilerdenseniz, buyrun alın kitaplarını. İnternetten de sanırım indirebilirsiniz; karşınıza "Telekomünikasyon Baskanlaığının falanca sayılı kararı ile…" yazan mavi sayfa açılmayacaktır. :D Ama eğer "Ben bu maji işi ne mene bir iştir, bi' yol anlayayım; sonra bu bilgileri kendi beyin yapıma perkitip, KENDİ yolumu bulayım"cıysanız yukarıda dediğim gibi, ya eğitim alın, ya da bana net ve açık sorular sorun. Bildiklerimi "fizebil" (Fîsebîlillah) dağıtmakta üstüme yoktur. :DDD

" Neden bir seyi çok istersek olmuyor da bosvermislik haliyle yani olsa da olur olmasada seklinde bi düsünce yapisindayken gerceklesme olasiligi yükseliyor?"
Haklısınız… böyle bir gerçek vardır. Bazen ne kadar çabalasanız da işler hep ters gider; sonra bezer, işin ucunu bırakırsınız… nimetler akmaya başlar. Söz konusu oluşumun nedeni basittir ve üretilen hatalı bir frekans nedeniyledir. Eğer çabalama sürecinde işi "hulus-i kalp" ile götürmemekteyseniz; çabalarken –tıpkı zorlu bir spor antrenmanındaymış gibi- bir yandan yorulup, diğer yandan eğlenmiyorsanız, asıl önemlisi, sonucu elde edemeyeceğiniz hakkında KAYGI ve KUŞKULARINIZ varsa, celp olan NE işleri çıkmaza sokmuştur. İşin ucunu bıraktığınızda kaygı ve kuşkunuz da son bulacağı için artık PE, çabanızı ödüllendirme fırsatı bulmaya başlamıştır. :) Kaygı ve kuşku (hele ki korku) varsa –bence- kişi ne kadar doğru yöntemle çalışsa da, ne kadar zaman ayırsa da, hatta ne kadar istekli olsa da, o işten hayır (hayr) gelmez. Bu iki çok tehlikeli duyguyu aklınıza getirmez, bir de yaptığınız işte eğlenirseniz sonuca erişmenin (tabidir ki doğru yöntem ve emek/çaba ile) ne kolay olduğunu görürsünüz.

" Sizce göz okumada gördügümüz seyler ve bizde olusan düsünceler karsi taraf bilmese bile bir sekilde tarotta oldugu gibi onu etkileyebilir mi? Umarim sorumu anlayabilmisinizdir."
Sanırım anladım. :) Ama emin değilim. ;-) Sorunuzu "Göz okuma ile yaptığımız kehanet, dalga fonksiyonunu –tıpkı Tarot veya diğer fallardaki gibi- çöktürür mü?" şeklinde anladım, umarım doğrudur, çünkü bu soru temelinde konuşacağım.

Yaptığınız HER kehanet ile lahzada dalga fonksiyonunu İNANCINIZ ÖLÇÜSÜNDE çöktürür, gerçekliği yaratırsınız. Örneğin göz okuma yaptığınızı düşünelim. Konuşmalarınızın karşınızdaki kişide yarattığı etki adına göze bakıyorsunuz. O anda gözüne baktığınız kişide olumsuz bir etki görür, "Hımm, şu anda söylediğim laf bunun canını sıktı" şeklinde düşündüğünüz anda, yani BUNA İNANDIĞINIZ anda, gerçekliği bu biçimde çöktürürsünüz. Ama o gerçeklik, SİZİN evreninizin gerçekliğidir. Yani canının sıkıldığını düşündüğünüz kişi, eğer yorumunuzda yanıldıysanız, KENDİ evreninde gayet de halinden memnundur. Ancak gözüne baktığınız kişiye "Ben Eye Gazer'ım, senin gözüne baktım, senin canın sıkılıyor" derseniz, o kişinin birazcık canı sıkılıyorsa, sizin sözlerinizden etkilenip, sözlerinize inanıp "ya evet, nasıl bildi, canım sıkılıyor beni yeaa" diye düşünürse, artık kehanetiniz onun evreninde de doğru çıkmıştır. Eş deyişle o kişi, SİZE İNANDIĞI İÇİN (size inandığı oranda) kendi evrenini sözleriniz doğrultusunda var etmiştir. Ancak İÇİNDEN "Göz okuma da ne, bu da hep böyle alengirli şeyler yapar, ben gayet de rahatım" diyerek sizin lafları içten-içe iplemezse, siz evreninizde onu canı sıkılmış hale soksanız da, o hala da sizin karşınızda KENDİ evreninde rahattır.

İşte TÜM falların çalışma şekli budur. Kehanetler, onlara inandığınız oranda gerçekleşirler.

İnanç ötesinde hiçbir şey yoktur. İnanan –kendi evreninde- bir şeyi yapar da, yıkar da. İnanç TÜM majikal metotlardan, lanetlerden, cinlerden, perilerden daha güçlüdür… hatta belki de tüm bu zımbırtılara CAN VEREN argümandır. ;-)

Kuantum mekaniğinin şafağında artık standart okültizmi aşan kişiler, aslında bu –majiydi, büyüydü, kehanetti- gibi işlerin giz sanılan yapılarının sanılandan kolay olduğunu gören uyanıklardır. (Yani kış uykusundan uyananlardır.)

Mesajınızda iki kez beni rahatsız etmekten kaygılandığınızdan söz etmeniz dikkatimi çekti. Bu bizim dünyada çok değerli bir beyin süredurumudur. Bu endişeyi taşıyan ruhların yapısına "ince ve duyarlı" denilir. Bu insanlar "nezaket" denen hayatı kolaylaştırıcı, "selam" (sulh ve barış) yaratıcı yöntemin uzmanlarıdırlar ve de bize göre evrimde üst basamaklara çıkmaya adaydırlar. Yaşamakta olduğunuz süreçte hatalar yüzünden çekilen negativite nedeniyle bu durumu henüz hissedemiyor olabilirsiniz. Bu çok doğaldır. Oysa bana kalırsa "oralarda" yeriniz ayrılmış. Bütün mesele o dönüşü olmayan tatil beldesine ulaşmakta. Yol biraz uzun olabilir, ama ne keder, o hep orada, en sağlam şekilde durmakta.


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -