722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA | TÜM MAJİ SORULARI

Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Farklı İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

SON EKLENEN SORU        |        TÜM SORULAR        |        JANUS'A SORUNUZU İLETİN!        |        ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

21 Nisan 2022
Evimde Muska buldum. Acil

Janus merhaba, beni ve ailemi sasirtan garip bir durum oldu. Temizlik sirasinda mutfak dolabimizin içinde siyah kadife beze sarili üçgen bir muska bulduk. Içini açip bakmaya çekiniyoruz. Divardaki bir delige konulmus. Kumas eskimemis, tozlanmamis. Yakmali miyiz, çöpe atmali mi? Bir imama mi gösterelim? Ne yapacagimizi sasirdik.

YANIT

Öncelikle hiç korkmayın. Yanıtlarımda önceden söz ettiğim gibi eğer korkarsanız, beyin elektriğinizde oluşacak negatif dalgaboyu yüzünden NEyi celp eder, muskayı koyan apartman görevlisinin yaramaz kızı (bu konularda bilgiye sahip olmayan bir ergen) olsa bile olumsuzluklarla yüzleşebilirsiniz. Sonucu yaratan ise muska değil, sizin korku ile NE celp eden beyninizdir. Aslında tabidir ki sonucu/sorunu NE var etmektedir; ancak onu davet eden kişisel beyin olduğu için, beynin olaydaki rolü de küçümsenmemelidir.

Soruda yer almasa da –fırsat buldum diye- uzun uzadıya kara büyünün çalışma prensibinden (ya da çalışamama prensibinden, hatta ne zaman çalışabileceği prensibinden) söz edeceğim. Monoloğuma geçmeden önce pratik olarak ne yapılması gerektiğinden söz edeyim:
1 - Muskayı açmayın.
2 – Bulduğunuz dalga üzerine küçük tuvaletinizi yapın.
3 - Ardından bir bardak suyun içinde (mümkünse deniz suyu) koyun. Tercihen bardak balkonda dursun.
4 - Ertesi gün ya yakın, ya bir denize veya akan suya atın, ya da bir ulemaya danışın.

Lütfen inan: Bir saçma sapan muska ile zarar vermenin ihtimali (imkan-ı mümkünatı) yoktur. Bizler deneyimli majisyenleriz. Bu konuda başarı açısından fena değiliz. Gücümüz yettiğince pozitif adamlarız. İmanlıyız. Bize göre tanrıdan yardım alıyoruz. Ayrıca araştırmacıyız. Bizler çalışmalarda patır-patır başarısızlığa uğrayabiliyoruz. Muska adlı –kimse darılmasın- ilkel şeylerle sonuç alacağına inanan kişinin bu alanda daha alacağı çok yol var demektir. ;-) Hem pratik olarak düşünün: Eğer o –bulduğunuz- muska bir işe yarasa, muskayı yapan sahip olduğu bu güç (hem de "şıp diye", yani kolayca sahip olduğu güç) ile öyle bir pozisyonda olurdu ki, aklına sizin eve muska koymak gibi bir işle uğraşmak gelmezdi. Bu nedenle yineleyeyim: Olumsuz sonuçların nedeni muskayı hunharca duygularla koyan değil, muskayı korku içinde bulandır. ;-)

Maji SADECE beyin ile yapılır. Gerisi fasa-fisodur. Bir kişi gerçekliğinin yapısını (kendisi, fark etmeden var ettiği yapısını) iradi, yani bilinçle değiştirmeyi öğrendiğinde majisyen olur. Ancak bu değişiklik kuantum mekaniğinin ortaya koyduğu gibi acayip şekiller çizerek, içinde kutsal kelimler bulunan duaları çıkarcı arzularla kullanarak, söylenmesi bile zor adları olan hayalete benzer yok efendim spirit'ti, antite'ydi gibi varlıkları çağırarak DEĞİL; beyin elektriğini Gama frekansına çıkartıp nöronlardaki mikrotübüllerde vibrasyon yaratarak oluşmaktadır. (Bkz. Kuantum Orch OR yorumu.)

Ancak şu var: Bir kişi büyü diye servis edilip duran Orta Çağ dümenine fazlaca bağlanmışsa (ki geçmişte bendeniz dahil bu hataya yıllarca düştüm) yani ataerkil kültür martavallarından yakayı kurtaramamışsa, kendi İNANCI nedeniyle (yani ben muska yazarsam falancayı şu şekilde etkilerim inancı nedeniyle) bazı şeyler başarabilir. Ama o "üç kere horoz gibi ötersen, iki kere kedi gibi miyavlarsan, ardından beş kere sağa dönüp, yedi kere zıplarsan istediğin olur"a inandırılmıştan daha zarardadır; çünkü ötüp zıplamak, muska yazmaktan kolaydır. :D (Daha da ötesi, eğer yapabildiyse, var ettiği değişiklik sadece kendi evreninde yaşanmaktadır, hedef aldığı kişinininkinde değil! )

Özetle, sonucu yaratan çizdiği sicil (ya da ne yapıyorsa) DEĞİL, YİNE kendi beyin elektriğini inancıyla gamaya çıkartmış olmasıdır. Kabala pratikleri gibi –bu çağın insanını- gülmekten yerlere düşürecek şeylerin çalışma nedeni budur.

Fakat dikkat buyurun, asıl soru şudur: İnsan beyni maji diye sunulan ve –tarafsızca bakılırsa son derece çocuksu denilebilecek- işlerle gamaya çıkar mı? Farklı şekilde dile getirelim: Bu işlere her ne kadar inanırsa inansın, bu inancı ile gamaya çıkar mı?

Çıkar tabi ki… İnanç daima gamaya çıkartır. Oysa gama tek bir frekans değildir!

Yüksek gama –eğer beyin buna dayanırsa- bina bile yıkar. Yani çocuksu şeylere inanç ile (örneğin illaki üçgen şeklinde katlanan zımbırtılara inanacak beyin ile) çıkılan gama, bu şeylere inanan, inanabilen kişinin BEYİN YAPISI yüzünden düşük olacaktır.

Bir diğerine büyü yapan hazretin arzusu kendisininkinden başka bir alana girmektir. Oysa çocuksu şeylere inanan beyni ile ulaştığı gama frekansı, bir diğerinin alanına dokunmak için bile yetersizdir. Kuantum mekaniğine göre insanlar farkında varmadan KENDİ gerçekliklerini yaratırlar; diğerlerininkini değil. Maji ile, evet, eğer güçlü gamaya çıkmayı öğrenmişseniz, diğerinin alanında da değişiklik yapabilirsiniz. Lanetleme çalışmalarının esası budur.

Ancak –bir kez daha yineleyeyim- yüksek gama, YÜKSEK BİLİNÇ demektir. Gereken yüksek bilinç; sorgulayıcı, irdeleyici, tüme varıcı, hem de tümden gelimci gelişmiş bir beyinde var olur genelde. Yani birini lanetleyen, ya da lanetleyebilecek bir majisyen olmak için önce beyince gelişmiş olmak şarttır. Tabidir ki bu tarz insanlar, muska yazmaz, okunmuş su peşinde koşmazlar.

Yine özetleyeyim; demek oluyor ki muska işlerine inanacak bir beyin, inancı ile sadece kendisine maji yapar; diğerlerinin alanına ulaşamaz. Gelişmiş beyinli bir kişi majiye merak sararsa, (biraz hava atayım, bizim eğitim ile yolları kesişmişse ;-) ), EVET, lanetleme çalışması yapabilir.

Ama durun… o hala da HİÇ BİR ŞEY YAPAMAZ. :D

"Bu da ne demek? Adam ağır saçmaladı!" mı dediniz? Haklısınız, duyduklarınız garip… ancak lütfen okumayı sürdürün.

QM ve ETC teorilerine göre bilinç EM alandır.
Kuantum fiziğine göre alan-alan ve/veya alan/dalga etkileşimi vardır.

Ve psuedo-bilime geçelim.

Beyin elektriğinizin dalga boyu, etkilemek istediğiniz kişininki ile benzer değilse, senkronizasyon olamaz.

Yani bu gelişmiş beyinli ama kara vijdanlı kara büyücü birisini lanetlemek istedi diyelim; ne yazık ki SADECE kendininki kadar NE içeren kişileri etkileyebilecektir. :D

Ne negativitenin pozitiviteye etkisi vardır, ne de tersi…

Bu akıllı ve de bet adamlar, kendi cehennemlerinde, kendilerine benzer NE yüklü kimliklerle, kendi aralarında –bence kum havuzundaki saflama çocuklar gibi- oyun oynayıp dururlar. Doğrudur; parktaki bazı oyuncakları yıkıp dökebilirler, birbirleri ile boğuşabilirler de. Ama verdikleri zarar KENDİ parkları içinde kalır; çünkü bu parka onlara benzemeyen kişiler girememektedir. Oraya girmeyen kişiler, belki başka bir çocuk parkında, birbirlerine sağlık muskası yazarak (ama yukarıda anlattığım nedenlerle pek de beceremeyerek :) ), ya da kendilerine (hedef kendileri olduğu için becererek) maji yaparak, gayet keyifli şekilde hoşça vakit geçirmektedirler.

Gelişmiş beyni olan diğer alanlarda etkin olabilir dedik. O zaman bu kişiler –atıyorum- bir diğeri için pozitif işler (çalışmalar) da yapabilirler demek olmaz mı?

Belki olabilir.

Ama bana sorarsanız, bu beyin, eğer bizim eğitimi almışsa, ya da bu sayfadaki yanıtları sürekli okuyorsa, en hayırlı olduğuna inanılan iş için bile bir alana dokunmaz; çünkü bilir ki, olumsuz olaylar, kişinin evrimi için ona sunulan biraz ters ve sert ama çok da başarılı eğitmenlerdir. Bir kişiyi majikal beceri ile bu hocadan ayırmak, sorunu halı altına süpürmekten, o kişinin evrimini geciktirmekten başka işe yaramaz. Ama bu gelişmiş beyinli BEYAZ majisyenler, başı dertte olan kişiye BEYAZ majiyi öğretebilirler.

Zaten onların vardığı düzeyde yapacakları tek iş de budur. :)

Biraz romantik bir yaklaşım olacak, kabul ediyorum, ama yine de diyeyim. Beyin gücünü majikal seviyeye getiren kişi PE sahibi ise, BİR ŞEKİLDE yukarıda "alanlara iyi işler için bile girmeme" bilgisine ULAŞIR. Yukarıda hava attık ama aslında bizim eğitimlerle karşılaşması ŞART DEĞİLDİR. Evrensel dinamikler gereği bir şekilde bunu öğrenir.

Bilirsiniz; bizler "akla karşıyız" der, dururuz. Ama gelişme kapasiteli bir organ –beyin- taşıyan bir varlığın –insanın- bu beyni kullanmamasına imkan var mıdır?

Yoktur.

Bizim karşı olduğumuz akıl, beyni felsefe gibi işlere yönlendirilen akıldır. Bu BÜYÜK tehlikeden korumak için (ataerkil kültürün "aman pek şahane şey" diye kakaladığı akıl tuzağına düşmemek için) önce onu BASİT şekle sokmak, doğa ile kontağını yeniden oluşturmak, ona basit şeylerin değerini göstermek gerekir.

Bu bir arınmadır.

Bu –aslında ilerlemenin ilk adımı olan- aşağıdaki düzeye inebilen beyin, artık adımını nereye atacağını hisseder. Her bir adımı ile celp ettiği PE ile giderek hem daha doğru adımlar atar, hem de beynini geliştirir. İşte bu düzeyde (bu süreçte) evren ona bir şekilde diğer alanlara bulaşmaması gerektiğini de öğretir.

Bunlar kendi kendine oluyor arkadaşlarım. Planla, programla, ölçerek, tartarak değil…

O zaman toparlayalım: Erdemli olmaya çabalayan, hem kendini, hem diğerlerini İSTEYEREK keyiflendirmekten zevk alan ve bunu başarabilen kişiye negatif enerji dokunamaz, o kişilere lanetleme işlemez. :)

Evrende inanılmaz bir koruyucu mekanizma vardır. Bütün yapılması gereken onun –neşe ile, sevgi ile, seks ile, yardımlaşma ile, özveri ile, sabır ile, coşku ile, cesaret ile, korkusuzluk ile, öfkesizlikle, hayat heyecanı ile- parçası olmaktır.

[Yahudilik ve Hıristyanlık bu yüzden insanın eksik, hatalı ve cezalarla "adam edilmesi" gereken, güzelliklerden uzak durması şart sayılan bir canlı olduğunu, yine bu canlılara belletir. Müslümanlıkta ise insanın güzel ve iyi olarak var edildiği hakkında ayet ve hadis boldur. Bu dinde EN İYİ ŞEYLER (beyin ödül devrelerini tetikleyen her şey) erdem çerçevesinde insanlar içindir.
]

Yaşamak çok kolaydır aslında. Zor olan ataerkil doğruları sollamaktır.

Tekrar soruya dönelim: Bence hocaya gitmeye gerek yok. Çevrede hocayım diye geçinen bu konuda çok bilgili olmayan bazı kişiler de var. Ancak güvendiğiniz ve Müslümanlığı iyi bilen din adamına ulaşmakta hiçbir yanlış yok.

[Şimdi konu dışı laflar edeceğim; yani aşağıdaki sözlerim soru ile ilgisiz. Muska filan dedik, aklıma bazı şeyler geldi. İzin verin söyleyeyim. (Ama eklemem lazım: Bu muska işine hiç sempatim yok; çünkü bunları yazanlar inandıkları tanrının "Allah'ın" adını ve sözlerini (sureleri) resmen kişisel çıkar için kullanan zatlar! Herneyse...) Laflarım inançsız ve İslam karşıtı dostları gerecek de olabilir. Baştan uyarayım. Ancak lütfen unutmayın: Burası herkesin ortaklaşa konuştuğu bir sosyal medya ortamı değil, benim kişisel sitem. Burada -sağ olsunlar- soru sorma ve yanıtları merak etme inceliğindeki kişiler bulunuyor. Bu yüzden aklıma gelenleri söylemem gerektiğini düşündüm.

Bazen İslamcılıkları ile tanınan kimi TV kanallarını kasten, bir araştırmacı olarak, izliyorum. Giyim, görüntü ve konuşma stilleri benim kültürüme yakın olmayan din bilginlerinin konuşmalarını dinliyorum. Lütfen dürüstlüğüme inanın: %80 oranında beğeniyorum. Zaten NE hissetsem izlemem. Benim kişi olarak beğenmemin bir anlamı tabi ki yok; şöyle diyeyim: Bizim teorilere bütünü ile paralellik görüyorum. Bu yüzden çok bağnazca takılmayan pek çok din adamının PE taşıdığını düşünmeden edemiyorum.

Müslümanlık korkusunu anlıyorum. Din bilginleri bana kızacak olabilirler, ama biz hala da İslam dininde gözden sürekli kaçan Yahudilik "bulaşığı" olduğuna inanıyoruz. Görüşümüze göre inançsız kişilerin bu dine yaklaşmasına engel olan ataerkil kültürü kullanıp dine sızan Yahveh söylemleridir. Hatta adı geçen durumun gerisinde basbayağı (spiritüel olmayan) "politik oyun" olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Bu yüzden tanrısal etkilerle kollabore olmaya hazır olan, fakat söz ettiğim durum yüzünden bu dine uzak kalan kişilere derim ki: Yanılıyorsunuz dostlar. Bu dinde cevher var. İmana hazır biri olarak biraz eşeleyin. Ortada olanı biraz ilerisine bakın. Aradığınızı bulacak olabilirsiniz.

İsterseniz bize sorun. Yaygın inanca KESİNLİKLE karşı çıkamadan, yenilikti, devrimdi gibi diye şeyler yumurtlamadan, SADECE ayet ve hadislerden örneklerle bildiklerimizi, bulduklarımızı paylaşalım.

Ve bi'inanın yahu: Hidayete filan ermedim. Morukladıkça dine göz kırpmaya başlamadım. :D Ben paganistim. İslamdaki bazı kurallar bana uygun olmadığı için hep burada kalacağım. Ama kimseyi de paganizme yönlendirmeyeceğiz; çünkü bu işin bir kitabı, gustosu yok, herkes bir yere çekiyor. Dahası; paganizm içeriğinde tabi ki güzellikler var… ama erdem yok. İyiliğin somut tanımı ve kuralları yok. Bu ciddi bir eksiktir. Bize göre bu yüzden PE çok kişi için paganizmden çok, Müslümanlıkla bulunabilir. Birkaç gün önce (Ramazan sürecinde), bir arkadaşın evinde, elimde içki bardağı ile karşı caminin mahyasında yazan hadisi okudum… hayran kaldım! İçerik denge ve orta nokta hakkındaydı! Yahu bu bizim laflar!

Hiç çekinmeden söyleyeceğim: Batılı neo-paganizm bize Müslümanlıktan uzaktır. Bizler kendimize uygun bir paganizm yarattık. Müslümanlıktan doneler alarak yaptık bunu. Söz konusu bilgileri yeni BİR DİN DEĞİL, sadece PE celp etme verisi olarak -eğer soran olursa- sunuyoruz.

Ancak bir din bütünlüğü (sıcaklığı/disiplini) altına girmeye hazır kişilere hala da Müslümanlığı öneriyoruz. Bu yöntem ne olduğu bilinmeyen, her yere çekilebilecek inançlardan çok daha kolay, çok daha vazıh, çok daha çaplı…

Siz "Sistemlere takılan isimler, ya da onlara inanan kişilerin kültürü, sosyal davranışları bana vız gelir. Ben içeriğe bakarım" diyorsanız, o zaman ben de size "Ha, ben de aynen... O zaman Müslümanlığı araştırmayı bir deneyin" derim.

Zülf-ü yâre dokunacak kelam ettimse af ola. Üzerinde fazla durulacak bir şey yok. Şurada arkadaş-arkadaşa konuşuyoruz. Hoşunuza gitmedi ise sözlerim, sollayın gitsin. :) Hala yaramaz ve paganist -eğer kabul ederseniz- arkadaşınızım. :D
]


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -