722 Sistemi Majikal Eğitim
Pozitif Enerji Eğitimi
Astroloji Eğitimi
DANIŞMANLIK
SİTEYE ÜYE OLUN
Güncellemeleri hemen haber alın,
üyelere özel sayfalara girin.
ÜYE GİRİŞİ

BU SAYFAYI PAYLAŞIN! >>

Majikal Eğitim Alın | Eğitimin Programını İnceleyin

JANUS'A SORUNUZU İLETİN!

MAJİ

SORULAR ANA SAYFA | TÜM MAJİ SORULARI

Maji | Pozitif/Negatif Enerji | Kuantum ve Bilim | Ezoterizm | Ruhsal Sorunlar | Reenkarnasyon/Ölüm Ötesi/Rüyalar | Astroloji | Fal/Tarot
Müslümanlık | Farklı İnançlar | Yaşam ve İlişkiler | Özel İlişkiler | Janus

SON EKLENEN SORU        |        TÜM SORULAR        |        JANUS'A SORUNUZU İLETİN!        |        ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

4 Temmuz 2022
Majikal metotlar, zikir ve diğer unsurlar

Merhaba Janus. (..) Uzun süredir sitenin soru-cevap kısmını takip ediyorum ve çok faydalı bilgiler edindim. (..) maji ile ilgili teorik araştırmalarıma 3 yıl önce başlasam da pratik çalışmalarda daha çok yeni sayılırım. Yeni olduğum için Bülent Kısa'nın da dediği gibi sadece İslami Esmalarla çalışıyorum. Hem Bülent Kısa'nın Havass'ın Derinlikleri ve Kblan Tragna kitabındaki bilgileri hem de web sitendeki değerli bilgileri sentezleyip yoluma devam ediyorum.

Soruma gelecek olursak; Bülent Kısa kitabında İslami Esmaların astral birikimleri olduğu için çok güçlü olduğunu, latince harflerin astral birikimlerinin henüz oluşmadığını dolayısıyla yeterince güçlü olmadığını söylüyor.

Bu konu ilk başta mantıklı gelse de yinede kafamı kurcalıyor. Mesela negatif tesirlerden korunmak için sadece '' sağlıklı bir şekilde korunuyorum'' zikri yapsam ve bu pratiğin çalışacağına inancım tam olsa güzel bir küre içinde negatif enerjiden korunacağımı düşünüyorum. Aynı şekilde aynı amaçla ''Ya Kaviül Mütekebbir'' zikri yapsam fakat bu çalışma ile ilgili kafamda soru işaretleri olsa ( 72 İbrani Tanrı İsimleri'nin majikal amaçlı astral birikimleri daha mı fazla acaba? vb. sorular) çalışmadan verim alma ihtimalimin düşük olacağını düşünüyorum. Burada sormak istediğim; majideki en önemli unsur nedir? ses vibrasyonlarının gücü mü, alfabelerin astral birikimleri mi yoksa beyin elektriği ve beyin elektriğindeki inanç mı? Ayrıca pratik çalışmalarda şimdiye kadar zikir sayısını tam ve doğru olarak tamamlayabildiğimi hatırlamıyorum. Mutlaka sayı ya bir eksik ya 2-3 fazla oluyor. Telefonda dijital zikirmatik kullanıyorum ama yinede zikir sırasında elim telefonun üst kısmına değebiliyor ve sayının sırası ile konsantrem de tamamen bozulmuş oluyor. Bülent Kısa kitabında tespih tavsiye etmiş fakat onda da sayı saymaktan konsantre olabileceğimi düşünemiyorum. Bu konuda sizin tavsiyeniz var mı? Majide İslami Havass ve Kabalistik pratiklerle çalışarak başarılı olacağıma dair yüksek bir inanç var beynimde. Fakat aynı oranda da korku var. Arap ve İbrani alfabesindeki zikirlerin majikal astral birikimlerinin yüksek olduğuna 'inandığım' için ve maalesef hala ''geri dönüş şoku'' dediğimiz yapılan enerji çalışmalarının geri yansıması adlı olguyu kafamdan tamamen silemediğim için zikir çalışmasından sonra günlerce sıkıntılı günler yaşıyorum. Sinirli, öfkeli ve kaygılı duygu durumlarını yaşıyorum. Aslında enerjinin olumsuz olarak geri yansıması (Geri Dönüş Şoku) adlı olguya pek inanmıyorum. Neden derseniz, hayatım boyunca kötü niyetli insanlar da tanıdım. Ve ne kadar kötü niyetli insan olsalar da hiç enerjisel olarak darbe aldıklarını görmedim. Gayet de sağlıkları, işleri güçleri yerinde.

İki ay önce majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtları hakkındaki soruda ''Bilgi kağıtlarında hem Kabalist tanrı, spirit, antite vb. adları, hem de İslami esmalar vardı. Ayrıca bana çok önemli dört grimoir'in kendi eli ile yazdığı nüshalarını (fotokopi olarak) getirmişti.'' diye belirtmiştiniz. Çok önemli dört Grimoir nelerdir? Araştırdım ama söylediğiniz Grimoir'ler mi olduğundan emin değilim.

Majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtlarını çok merak ediyorum ve bu bilgi notları beni de çok heyecanlandırıyor. Sizden ricam; Elinizde majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtları ve Bülent Kısa'nın sizinle paylaştığı tüm çalışma notları varsa bana gönderebilir misiniz? Eğer gönderirseniz bir çocuk gibi sevineceğim. Saygılarımla..

YANIT

Editörün notu: Bülent Kısa'nın majikal grubu T.. grubu bilgi kağıtlarından küçük bir görsel için buraya ve buraya tıklayın!

Cümleleriniz üzerinden konuşursak, aklınıza takılan konularda "atlamadan" yanıt verebileceğimi düşünüyorum.

İlk adımda kendi yolunuzu saptama girişiminiz için sizi kutlarım. Bizim var etmeye çalıştığımız ve desteklediğimiz bir sistem bu.

" Bülent Kısa kitabında İslami Esmaların astral birikimleri olduğu için çok güçlü olduğunu, latince harflerin astral birikimlerinin henüz oluşmadığını dolayısıyla yeterince güçlü olmadığını söylüyor."
Harfler ile esmaları karşılaştırmak biraz riskli… Eğer harfler derken "harflerin alanlarından" ve Latin harfleri derken "Latin harflerinin alanlarından" söz ediliyorsa, Latin harflerinin var olma yılı Müslümanlığın inmesinden eski olduğu için, harflerin, esmalardan güçlü oldukları söylenebilir.

Şöyle düşünün: Gerçekliğinizdeki her şeyin mikrokozmosta bir kaşılığı vardır. (Bilimsel dille konuşursak "Kuantum Alan Teorisi" gereği zaten elektronlardan başlayarak her parçacık, alandaki bir eksitasyondur.) Anılan alanlar, kişisel bilinçlerden (kişisel beyin EM alanlarından) yollanan dalgalarla (fotonlarla) sürekli eksite edilmektedir.

Esmaların da alanı vardır; Kabalistik tanrıların da (majide kullanılan bazı argümanlara "tanrılar" denir), sizin de, benim de, Latin harflerinin de…

Peki bunlardan hangileri en çok eksite edilmekte, yani kullanılmaktadır? Kabalist tanrılarla esmaları karşılaştırırsak, bize göre esmalardır; çünkü majiyen olmayan pek çok Müslüman bunları kullanmaktadır. Müslüman sayısı, aktif Kabalist majisyen sayısından (Kabalizm daha eski olsa da) bence misli ile fazladır.

Peki esmalar mı daha fazla eksite edilirler, yoksa harfler mi?

Latin harfler an bazında milyonlarca bilinç tarafından kullanıldıkları için güçleri (genlikleri) çok fazladır.

Yukarıda aktardığım bilgi yüzünden bizler majide Arap harflerine yakın pek değiliz.

Doğru; Arapça yazılan Allah sözcüğü (alanı), İslam'ın başlangıcından beri bilinçlerce aktive edilmektedir. Ancak bu isme (Allah'ın adının Arapça yazılışına) bakan kişinin onun alanı ile kontağa girebilmesi için onu sadece görmesi yeterli olmayabilir. Sözcük alanını eksite edebilmesi için okuyabilmesi de (beynin "okumak" adlı eylem biçiminde aktive olarak algılaması) gerekir. Bir şeyin alanı ile güçlü kontak için bilincin en güçlü şekilde devrede olması şarttır. Doğrudur; bir kişinin bilinci, anlamadığı şekiller öbeğine (Arapça kelimeye) baktığında, gözlerden giren fotonlarla (görme eylemi ile) devrededir. Ancak görme eyleminde alanı tüm deriliği ile (yani manasını anlayarak okuduğunda olduğu şekli ile) algılayabildiğini, buna bağlı olarak alanla senkronize olduğunu söylemek hayli zordur.

Bilinç ne kadar aktifse (lütfen gama dalgalarını anımsayın), kontak da o ölçüde güçlü olur.

(Gama dalgaları konusunda bilgi edinmek adına BEYİN DALGALARI, GAMA DALGALARI VE MAJİ adlı makalemi okuyabilirsiniz.)

Bu nedenle bizler teta gibi dalgalarla (örneğin meditasyonda) evrene dağılıp, tanrı ile kontak kurmak mümkün olsa da, asla bu süreçte maji yapılamayacağını; evreni biçimlendirmek için gamanın şart olduğunu öne sürüyoruz.

" Mesela negatif tesirlerden korunmak için sadece 'sağlıklı bir şekilde korunuyorum' zikri yapsam ve bu pratiğin çalışacağına inancım tam olsa güzel bir küre içinde negatif enerjiden korunacağımı düşünüyorum."
Kesinlikle doğru; hemfikiriz. Öyle ki eğitimde "kendi sicilini kendin çiz" benzeri bir dersimiz bile var.

Ancak iki önemli noktayı vurgulamak isterim.

  • Söz konusu çalışmanın başarısı, beyninizin majisyen beyni olmasına (bu durum gamaya çıkma, astrala karışma gibi bazı sonradan elde edilen yeteneklere bağlıdır) paraleldir
  • Çalışma majikal detaylar (renkler, esmalar ve majikal kareler vb.) kullanarak güçlendirilmelidir.
"Aynı şekilde aynı amaçla ''Ya Kaviül Mütekebbir'' zikri yapsam fakat bu çalışma ile ilgili kafamda soru işaretleri olsa ( 72 İbrani Tanrı İsimleri'nin majikal amaçlı astral birikimleri daha mı fazla acaba? vb. sorular) çalışmadan verim alma ihtimalimin düşük olacağını düşünüyorum."
Yine doğru. Öncelikle çalışma sırasında yapılmakta olan çalışmadan hoşnutsuzluk, çalışmaya ya da kendinize yönelik bir kuşku veya farklı bir NE varsa (bu enerjinin nedeni gün içinde yaşadığınız ve canınızı sıkan herhangi bir olay olabilir) çalışmadan sonuç beklemeyin derim.

Karar kesinlikle size aittir; yine de İbrani tanrı adlarını (Kabala isimlerini) kullanmanızı hiç önermem. Nasıl ki esmalar Allah'ın adları (Ana Alan'ın parçaları) ise; Kabalist isimler de Yahveh'in alanının parçalarıdırlar. Yahveh Tevrat'ta kendini "intikamcı", "kıskanç" ve "savaşçı" olarak niteleyen bir varlıktır. Kabala ile (yani her noktada var olan Yahveh –YHVH- sözcüğü ile kontak ile) böyle bir güçle senkronize olmaktasınız.

[Peki bir Yahveh var mıdır?

Doğrusu ya, ben çok kuşkuluyum. Kuran vahiy ile inmiştir. Bu sözlerimin kanıtı hz. Muhammet'in öncel hayatında edebiyat ile ilgisi bulunmayan bir tacir olduğu halde, Kuran jargonunun (ifadenin) üst düzey edebi değeridir.

Oysa Tevrat insanlar tarafından, hem de farklı zamanlarda yazılmıştır. İçinde –artık apaçık görülen- tarihsel hatalar boldur.

Bize göre Tevrat, NE altındaki kişilerin kötümserliği ile yazılmış bir kitaptır. NE, Şeytan ise "Şeytan etkisindeki kişilerin yazdığı" bile denilebilir ama bizler böyle pis lafları kimseye ibla etmeyiz. Yerinde "mutsuz kişilerin yazdığı" demekteyiz.
]

"Burada sormak istediğim; majideki en önemli unsur nedir? ses vibrasyonlarının gücü mü, alfabelerin astral birikimleri mi yoksa beyin elektriği ve beyin elektriğindeki inanç mı?"
Öneme göre sıralayalım:
1- İnanç.
2- Beyin elektriğinin eğilimi. (NE ile celp edeceğiniz güç insan düşmanı… insandan besleniyor. Bu enerji ile, yani kara maji ile, başarı sağlanacağını düşünmek tam olarak abestir. Kara maji ile başarı ancak maji yapanın kendi başına açtığı dertler ile ölçülebilir. Bizlerin kara maji yapmama nedenimiz kanatsız iyilik melekleri olmamız değil, az-biraz fizik ile ilgilenmemizdir.)
3- Beyin dalgaboyunu gamaya değil, YÜKSEK gamaya çıkarabilme becerisi.
4- Majikal bilgi.
5- DOĞRU majikal bilgi. :) (Renklerin ve rakamların manasını doğru bilmek; ki, bu konuda bizim sisteme çok güveniyorum; çünkü derslerde anlattığımız üzere hepsini nedenselliği var.)
6- İrade gücü.
7- Çalışkanlık ve zaman ayırma.

Ses vibrasyonları demişsiniz. Ses dalgası yayılmak için maddesel ortama gerek duyar. Astral ise –bir anlamda- boşluktur. Demek ki ses dalgası astralda yayılamaz. Oysa çok ünlü –adını vererek saygısızlık etmeyeceğim- bir maji kitabında bile "Sesler dalga dalga astrala yayılır" benzeri sözler vardır. Ses dalgaları ile göçer ve savaşçı İbraniler, uygarlığı ile tarihe geçmiş olan Jeriko kentini, "ahlaksızlık arttı" diyerek kenti koruyan duvarları yıkabilmiş, kenti talan etmişlerdir; ama Tevrat'ta ilahi bir olay olarak anlatılsa da, bu işin gerisinde spiritüel bir durum olduğunu kabul etmem zordur.

(Yahudilere bakış açımızı öğrenmek adına ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR >> Temel İnançlarımız başlığında yer alan Yahudiler hakkında linkine başvurabilirsinz.)

[İşte öğrencileri bu gibi hatalardan arındırmak için bilim şarttır diyoruz. Tabidir ki bizim de teorilerimizde (722de) ciddi hatalar bulunabilir. Bu konuda fizikçi arkadaşların anlayışını rica ediyoruz. Yine de bir eleştiri yapalım. Fizikçi arkadaşlar okültü üvey evlat bile değil, "anası belli, babası yüzelli" :) bir çocuk (öteki küfrü diyemedim) olarak gördükleri sürece bu iş bizim gibi amatörler elinde daha çok kalacaktır.
]

"Ayrıca pratik çalışmalarda şimdiye kadar zikir sayısını tam ve doğru olarak tamamlayabildiğimi hatırlamıyorum. Mutlaka sayı ya bir eksik ya 2-3 fazla oluyor."
Alanı ile bir kez güçlü kontak kurarsanız (önceki yanıtlarımda söz ettiğim gibi) arada kısaca başka iş yapsanız da (örneğin yanıma gelip "beni sev" diye pati atan köpeğimi bir-iki okşamak) alan dağılmaz. Ayrıca ben kişisel olarak 1000lik bile değil, 100lük zikirde bile aklın dağılmayacağını varsaymıyorum. Akıl dağılmasını, zikir sayısında yapılan hata ile eş görebilirsiniz. Yani bence ters bir şey olmaz. Hatta zikir sayısına fazla odaklanılan zikir, kontağın güçlü kurulmasına ENGEL olabilir. Aklınız zikrettiğiniz esmada değil, zikir sayısını kaçırmamakta ise gamaya çıkamazsınız; hatta alfada kalırsınız. Bu okült zorlamalardan (hatta sınırlardan) kurtulmak gerek.

Lütfen buraya dikkat buyurun arkadaşlar. Majiyi mikrokozmosa "karışarak" yapıyorsunuz. Evreni var eden mutfağa giriyor, oradaki aşçıya, sen çekil, gündelik pişirdiğin ekmeği ben pişireceğim, diyorsunuz. O mutfakta ise bilimin ortaya KANITLA çıkarttığı üzere her şey bir anda var oluyor, bir anda yok oluyor, aynı şey aynı anda iki ya da üç yerde oluyor. Bölünüyor… birleşiyor. Bilinç orada yer alıyor. :)

[Hala bazı muhteremler bilinci ego, süper şey, id diye ayırıyor… hala Kabala gibi sistemler evreni on parçaya bölüyor, bunlarda birinden diğerine yok kartal, yok gençkız imajinasyonu ile geçildiğini söylüyor. Daha kötüsü; insanları buna inandırıyor. )

Evren ve gerçeklik arkadaşlar, İNANARAK (ki, çok ama çok zor) "Ben ne dersem o" demek ile var oluyor.

Güç sizde…

İş ki mutfağa girdiğinizde doğru malzemeyi (PEyi, tanrısal esintileri) kullanın. Geride –bilim dahil- her şey fasa-fiso.

Gerçeklik yok dostlar… Kendi yarattığımız bir illüzyonun içindeyiz. HER ŞEY bizim elimizde.
]

Maji, o mutfağa girip günlük ekmek pişirmemek; canımız ne istiyorsa onu, hem de zevkimize göre pişirmek. Ama bu süreçte tanrısal yardımı –eğer pişireceğimiz yemeğin tarifi doğru ise- alabiliyoruz. Yoksa başımıza ciddi dertler açabiliyoruz. Majinin yasaklanma nedeni bize göre budur.

"Bülent Kısa kitabında tespih tavsiye etmiş fakat onda da sayı saymaktan konsantre olabileceğimi düşünemiyorum."
Yine doğru. Ben İslami majiyi Bülent'ten öğrendiğim için zikir yapacağım zaman (ki, nadirdir) 500lük tespih kullanıyorum. Eğitimde de öneriyoruz. Ama ileri düzeydeki öğrencilerimize "Tamam diyoruz, artık tespihi bırak". Tespih, başlı başına aklı dağıtıcı bir şey olabilir; ama ilk başlarda esma ile kontak adına kullanmak –bence- gereklidir. İlerleyen düzeylerde öyle bir "karışıyorsunuz" ki (dalga fonksiyonuna geçiyorsunuz ki), tespihle çalışıyor olsanız bile eliniz tespihi otomatik, siz fark etmeden çekiyor.

Bu durumu şöyle açıklayayım: Uyurken pek çok rüyada astraldasınız. O anda da motor sistemiz etkin olabiliyor. Elinizi başınıza koyuyorsunuz, sağdan sola dönüyorsunuz, bir şeyler söyler gibi oluyorsunuz. Ama hala da rüyada, farklı ortamda bilfiil yaşamaktasınız. İleri düzeydeki majisyenin maji yaparken içinde olduğu durumu uyumadan rüya görmeye benzetmek mümkün.

"Majide İslami Havass ve Kabalistik pratiklerle çalışarak başarılı olacağıma dair yüksek bir inanç var beynimde."
O zaman öyle çalışacaksınız.

"Fakat aynı oranda da korku var."
O zaman öyle çalışmayacaksınız. :)

"''geri dönüş şoku'' dediğimiz yapılan enerji çalışmalarının geri yansıması adlı olguyu kafamdan tamamen silemediğim için zikir çalışmasından sonra günlerce sıkıntılı günler yaşıyorum. Sinirli, öfkeli ve kaygılı duygu durumlarını yaşıyorum."
Bu geri dönüş şoku bizim devirde yoktu, ilk kez duydum. Hep söz ediyorum, bizler, sizlerin dünyasında yaşamayız; bu bilgilere ancak sorularla erişebiliyorum. :) Neler uydurulmuş… ve her zamanki gibi bir de yaldızlı isim… :) On yıl sonra bu saçmalığın bir gavurca isimle çağrılacağına emin olun. :DDD O zaman kavram "çağdaş" itekleme ile iyice ciddi ve güvenilir olacak. Bu söz Bülent'in kitabından alıntı ise… diyeceğim bir şey yok. Ama düşüncelerim aynıdır. Ayrıca Bülent'ten bu sözü tek bir kez duymadığımı eklemem gerek.

"Aslında enerjinin olumsuz olarak geri yansıması (Geri Dönüş Şoku) adlı olguya pek inanmıyorum."
Şimdi çok iyi anlaştık. :)

"Neden derseniz, hayatım boyunca kötü niyetli insanlar da tanıdım. Ve ne kadar kötü niyetli insan olsalar da hiç enerjisel olarak darbe aldıklarını görmedim. Gayet de sağlıkları, işleri güçleri yerinde."
PE ile kollabore olan insanların yaşam standartlarının yüksek olduğu doğrudur; ancak bu sözü "yüksek olabileceği" şeklinde düzeltmek gerek.

Gerçeği ifade eden asıl cümle ise şöyledir: "PE taşıyan insanlar kendilerini en mutlu edecek şartlarda yaşarlar." Bu şartlar bir köyde, tavuk besleyerek de olabilir; bir rock yıldızı olarak sahnelerin tozunu attırarak da…

Yine doğrudur; PE ve NE insanların davranış modellerinden izlenebilir. Ama bunun için biraz dikkat ve bilgi gereklidir. Makroda yaşarken kontakta olunan Cennet ya da Cehennem asıl beynin içinde yaşanır.

"İki ay önce majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtları hakkındaki soruda ''Bilgi kağıtlarında hem Kabalist tanrı, spirit, antite vb. adları, hem de İslami esmalar vardı. Ayrıca bana çok önemli dört grimoir'in kendi eli ile yazdığı nüshalarını (fotokopi olarak) getirmişti.'' diye belirtmiştiniz. Çok önemli dört Grimoir nelerdir? Araştırdım ama söylediğiniz Grimoir'ler mi olduğundan emin değilim."
Bu grimoire'lerin adları aşağıdadır:
Honorius’un Grimoiresi (Doküman üzerinde bu şekilde yazılmış)
Grimoriun Verum
True Grimoire
Lİber Spirituum
Clavicule Salamonis
Süleyman’ın Ahdi
Almadel’in Kitabı
Lemegeton

Naçizane önerim, majikal yolunuzda "ilerlerken" ileriye bakmanızdır. Geriye bakarak ileriye kim adım atabilmiştir ki? Kova Burcu çağı, insanlık tarihinde bilimin akıl almaz hızda geliştiği TEK çağdır. Nice yaşlı 80+ yaşındaki kişi, tel dolaptan (buzdolabı yerine kullanılan dolap), cep telefonu teknolojisine adapte olmak zorunda kalmıştır. Evrensel gerçeklerin ürkütücü denilebilecek hızla bilimce deşifre edilme fırsatını (bu şansı) veren çağda yaşarken çift yılan imajinasyonu ile 3. kattan 5. astral kata geçmeye çalışmak bence gülünçtür.

Okült diye sunulan şeyler eğlenceli olabilir. İnsanoğlunun gizem ihtiyacını karşılayabilir. Ama seçtiği alanda hoşça vakit geçirmeye bağlı olan kişi için o alan hobi düzeyinde kalır. Biraz zorlanmadıkça (istenmeyen şeyler yapılmadıkça) gerçek başarılar elde edilemez. Makroda kolay çıkış yoktur.

Modern majsiyen için bilim şarttır. Anlamadığınızı sorun… bir daha sorun… elimizden geldiğince açıklayalım. Hatalarımız muhakkak ki olacaktır. Ancak inanıyorum ki tüm hatalı sözlerimiz bile sorucuya Orta Çağ okültizminden daha yarar sağlayacaktır.

"Majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtlarını çok merak ediyorum ve bu bilgi notları beni de çok heyecanlandırıyor. Sizden ricam; Elinizde majikal gruba girişinizde size getirilen bilgi kağıtları ve Bülent Kısa'nın sizinle paylaştığı tüm çalışma notları varsa bana gönderebilir misiniz?"
Sizi sevindiremeyeceğim için gerçekten üzgünüm; ama buna olanak yok.

Nedenle aşağıda:

  • Bunlar bana özel paylaşılmış kağıtlardır.
  • Bunlar bana "gizli bilgi" olarak verilmiş dokumanlardır.
  • Ahlakı bozup, bunları yayınlamaya kalksam bile buna imkan yoktur; çünkü tümü –hiç abartmıyorum- her biri en az yarım cm kalındığında –saydım- on bir adet dosyadır.

Bu günkü bilgimle içerikte pek çok yanlışın olduğunu düşünmekte olduğum için paylaşmak da istemeyeceğimi ekleyeyim.

(Bu sözlerim kesinlikle küçümseme manasında değildir. Yukarıda, kendi sistemimizde bile pek çok hata olabileceğini itiraf etmişimdir. Bir dolu tıbbi tedavinin elli yılda hatalı olduğunun ortaya çıktığı, Einstein ve Hawking'in kimi önemli teorilerinde hata yaptıklarını KENDİLERİNİN itiraf ettikleri bir dünyada, hata yapmamak imkansızdır.)

Yine de sizi biraz olsun mutlu edebilmek için, küçük bir jest anlamında elime geçen ilk dosyanın (kaç tane olduklarını saymak ve grimorie adlarını almak için kütüphaneden indirdim) ilk sayfasını paylaşıyorum. Sayfa üstünde "Dışarıya Verilemez" ibaresi var. Ancak aradan EN AZ otuz yıl geçtiği için uyarının -ilk sayfayı paylaşma açısından- "mürur-u zaman"a uğradığını düşünüyorum. :)





DİP NOTLAR

[1] Nils Blander


ANA SAYFA    |    Sorular    |    Astroloji    |    Kuantum    |    Ezoterizm    |    Filmlerimiz    |    İletişim

Dizayn: JANUS722.com    |    © 2015 -